(818 S. K. m. 244)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptal, tescil, alacak ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kayın pederi olduğunu 14.10.1992 tarihinde evlendiğini, davalı tarafından mehir senedinde yer alan ve kendisine verileceği vaad edilen 1198 parsel sayılı taşınmazın kendisine verilmediğini, yine mehir senedinde yer alan 4 adet Burma bilezik ile 1 adet uzay yolu takımının kendisine verildiğini, bilahare davalının kendisinden aldığını tekrar iade edilmediğini belirterek, tapulu taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini, altınların ise dava tarihindeki değerlerini tahsilini istemiştir.
Davacı birleşen davada ise tapu iptali mümkün olmaz ise tarlanın rayiç değeri ile üzerindeki ürün bedelinden fazla hakları sakla kalmak kaydı ile şimdilik 5.000.000 TL. talep etmiştir.
Her iki dosya birleştirilmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıya evlenmeleri sırasında 14.9.1992 tarihli mehir senedinde belirtilen ziynet eşyalarının davalıca teslim edildiği bilahare bu ziynet eşyalarının davalıca alınıp satılmak suretiyle davacının kocası olan oğluna kamyon alındığı dosyada yeminle dinlenen tanık beyanları ile sabittir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Öyle olunca davalı davacıdan aldığı altınların aynen veya bedelini iade etmek zorundadır. Bu altınları davacının karşı koymadan rızası ile vermiş olması ve bu altınlarla kocasına kamyon alınması, davacının, davalıdan aldığı altınları istemesine engel değildir. Bu nedenle davalıya husumet düşer. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.nolu bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bent gereğince kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy