(7201 S. K. m. 21, 23) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 33)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıyla 17.7.2001 tarihinde yaptığı sözleşme ile ev kiraladığını, Evin ayıplı olduğunu sonradan öğrendiğini belirterek sözleşmenin feshi ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, sözleşmenin iptali ile 1.000.000.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava dilekçesinin davalı Selahattin Yıldız'a Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti arasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça, en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturularak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle Tebligat Kanunu'nun 23. ve Tüzüğün 33. maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır.
Davalı Selahattin Yıldız'a davacının dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligat parçası incelendiğinde; arkasına kaşe basıldığı, kaşenin boş yerlerinin doldurulduğu Muhatabın tevziat saatlerinin bulunmaması sebebiyle aynı mahalle muhtarlığına imza mukabili teslim edildiği keyfiyeti bildirilen ihbarname adresin kapısına asıldı durum muhtara haber vermesi için en yakın komşusu Kadir Çoğaloğlu'na haber verildi meşruhatı verilip tevziat memurunca imzalandığı saptanmıştır.
Görülüyor ki, tebligat işlemi kanun ve tüzük hükmüne uygun yapılmamıştır. Nitekim, yukarıda açıklandığı gibi, tüzükte belirtilen kimselerden gerekli soruşturmanın yapılıp yapılmadığı tebliğ mazbatasında belirtilmemiş, en önemlisi de tebligat yapılacak kişinin adreste bulunmama sebebini bilmesi, muhtemel olan komşu yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tevsik etmemiş böylece bütün yönler anlamsız kalmıştır. Oysa tüzüğün 28. maddesinin 1. fıkrası hükmünün aynen yerine getirilmesi halinde, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın evine gittiği ve fakat evinde bulunmadığı tevsik edilmiş olur. Öte yandan durum tebliğ mazbatasına nedenleri ile birlikte açık bir şekilde yazılmadıkça komşulara haber verildi şeklinde bir beyanında az yukarıda anılan yasa ve tüzük hükümlerinin niteliği ve gerçekleştirmek istediği amaca aykırılık oluşturacağı açıktır. Bu durumda Tebligat Kanunun 21. maddesinde öngörülen koşulla tevsik edilmiş sayılamayacağından (23/ md) yapılan tebliğ işlemi hukuken geçersiz duruma düşer. Bu nedenle davalı Selahattin Yıldız'a, davacının dava dilekçesi Tebligat Kanunun 21. ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy