(1086 S. K. m. 74) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan İ.Fikret Gündoğan ve davalı-karşı davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici A. Turan Çağman arasında bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenicinin hissesine düşen bağımsız bölümleri kendilerine sattığını, bilahare de yüklenicinin acze düşüp, inşaatı yarım bıraktığını, davalı arsa sahiplerinin yükleniciye karşı aktin feshi davası açtıklarını, davayı kazandıklarını, bundan sonra da aynı davalıların kendilerine karşı tapu iptali ve müdahalenin meni davası açtıklarını, bu davayı da kazandıklarını, oysa ki yarım kalan inşaatı davalıların rızaları ile kendilerinin tamamladıklarını, daha sonra da yüklenicinin davalılardan olan alacağını kendilerine temlik ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 30.000.000.000 TL tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, gerek yükleniciye ve gerekse davacılara karşı açtıkları tapu iptali ve müdahalenin men'i davalarını kazandıklarını, kesin hüküm bulunduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak asıl davanın reddini istemişler; açtıkları karşı davalarında da aralarında görülüp kesinleşen tapu iptali ve meni müdahale davasının kesinleşme tarihi olan 5.8.1996 tarihinden itibaren her bir dükkan için aylık 30.000.000 TL, her bir daire için de aylık 20.000.000 TL olmak üzere şimdilik toplam 7.280.000.000 TL ecrimisilin ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, karşılıklı vazgeçmeler nedeniyle davacılardan İ.Fikret Gündoğan dışında kalan diğer davacıların davalarının ve karşı dava yönünden de karşı davalı İ. Fikret Gündoğan dışında kalan diğer karşı davalılara karşı açılan davaların reddine, davalılardan Emine Sinek hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, raporu esas alınarak asıl dava yönünden bilirkişi bina levazım değeri olan 2.608.605.000 TL.nın davalılardan tahsili ile davacılardan İ.Fikret Gündoğan'a verilmesine, karşı dava yönünden de 1.013.317.000 TL.nın karşı davalı i.Fikret Gündoğan'dan tahsiline, asıl davada reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.635.655.000 TL vekalet ücretinin karşı davalılardan alınarak karşı davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılardan İ. Fikret Gündoğan ve davalı-karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davalı-karşı davacıların tüm, davacı-karşı davalı İ.Fikret Gündoğan'ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı-karşı davacılar, karşı davalarında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak karşı davalı İ.Fikret Gündoğan'ın kullandığı dükkan yönünden her ay için 30.000.000 TL ecrimisilin ödetilmesini istemişlerdir. Hükme esas alınan 22.1.2002 tarihli bilirkişi raporunda ise anılan dükkan için 1.1.2001 tarihinden itibaren de aylık 32.300.000 TL, 1.1.2001 tarihinden itibaren de aylık 48.500.000 TL ecrimisil istenebileceği belirtilmiş, mahkemece de bu değerler benimsenmek suretiyle bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Oysa ki davalı-karşı davacılar, her ne kadar karşı davalarında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuşlarsa da rapor doğrultusunda eksik harcı ikmal edip, davalarını ıslah etmiş değillerdir. Bu durumda mahkemece, az yukarıda belirtilen dönemler için aylık 30.000.000 TL üzerinden ecrimisile hükmedilmesi gerekirken HUMK. nun 74. maddesine aykırı olarak talepten fazla miktara hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Asıl davada temyiz eden davacı İ. Fikret Gündoğan dışında kalan diğer davacılar, davlarından vazgeçmiş olup, davacılardan İ. Fikret Gündoğan'ın davasının da kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda reddedilen kısım yönünden davacı İ. Fikret Gündoğan yönünden davalı-karşı davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilirken anılan davacının taşınmazdaki hisse oranı ve davasının kısmen kabulü de dikkate alınarak davalı-karşı davacılar yararına vekalet ücreti hesaplaması yapılması gerekirken bu hususun gözardı edilmiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı-karşı davacıların tüm, davacı-karşı davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy