(2709 S. K. m. 153) (1136 S. K. m. 167) (1086 S. K. m. 427, 533)
Dava: Nurcan Acar vekili avukat Aysel Küçükmele ile Ece Bayraktaroğlu vs. vekili avukat Cengiz Yıldırım aralarındaki dava hakkında hakem heyetince verilen 17.9.2003 günlü hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine İstanbul Baro Hakem Kurulunca Mahkemesinin 17.9.2003 gün ve 225-163 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Nurcan Acar gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının vekilliğini üstlenerek aralarında 1991/1994 ve 1998 tarihlerinde toplam 70.500 Dolar tutarında vekalet ücret sözleşmesi düzenlediklerini, ayrıca 1991 yılında 400.000 Dolar tutarında başka bir vekalet ücreti sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği davalının değişik davalarını takip ettiğini, ancak vekalet ücretini alamadığını ileri sürerek, 570.500 Dolar vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya vekalet ücreti karşılığı toplam 62.500 Dolar ödediğini, Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesaplanacak avukat ücretinin yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan olduğu taktirde bunun tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 171.000.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanmaktadır. 1136 sayılı avukatlık kanunun 4667 sayılı kanunun 80. maddesi ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasına göre bu tür uyuşmazlıkların hukuki yargının yapıldığı yer barosu Hakem Kurullarınca çözümleneceği açıklanmıştır. Anılan madde hükmüne dayanılarak yanlar arasındaki uyuşmazlık da yargılamanın yapıldığı yer barosu Hakem Kurulunca incelenip sonuçlandırılmıştır. Ne var ki, kararın temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi 10.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 03.03.2004 tarih ve 2003/98 esas, 2004/31 karar sayılı kararı ile Avukatlık Kanununun 4667 sayılı yasa ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasının ilk tümcesinin iptaline karar vermiş, aynı kararının 1. bendinde ise 1.fıkrasının ilk tümcesinin iptali nedeniyle uygulama olanağı kalmayan maddenin kalan bölümlerinin de iptaline karar verilmiştir. Anayasanın 153. maddesi gereğince Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş olup iptal kararı ile uyuşmazlığın çözümü için görevlendirilen Baro Hakem Kurullarının Hukuki varlıkları son bulmuştur. Hal böyle olunca uyuşmazlığın Adliye Mahkemelerinde HUMK. nun hükümleri gözetilmek suretiyle çözümlenmesi gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Değinilen bu yön gözetilerek işin esası hakkında hüküm kuran Baro Hakem Kurulunun kararının HUMK. nun 533. maddesinin 3. bendi delaleti ile aynı Kanunun 427. maddesi gereğince bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmü temyiz eden tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy