(818 S. K. m. 538, 539)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalının murislerinin kqrdeşi olduğunu, murislerinin vefatından sonra murise ait mağazanın işletmesini davalıya bırakarak V iline yerleştiklerini, davalının bu yeri sahiplendiğini ve kendilerine ödemede bulunmadığını, mağazadaki eşyaların tespitini yaptırdıklarını ileri sürerek eşyaların kendilerine teslimini, olmazsa tespit edilecek bedellerini tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davaya konu mağazaya davacıların murisleri olan ağabeyi ile birlikte ortak olduklarını, ağabeyinin bu mağazayı kendisine devredip İ'a taşındığını, davacıların haklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların murisleri ile davalının davaya konu mağazaya ortak oldukları, davacıların tespiti yapılan mağazadaki eşyaların yarı bedelini isteyebilecekleri gerekçe gösterilerek 9.337.000.000 Tl.nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalını aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, murislerine ait olan mağazayı murislerinin vefatından sonra davalının işlettiğini, kendilerine kar payı ödemediğini ve bu yere sahiplendiğini ileri sürerek tespitini yaptırdıkları mağazada bulunan eşyaların kendilerine teslimini, olmazsa bedelini istemişler, davalı ise savunmasında davaya konu işyerinde davacıların murisleri olan ağabeyi ile başlangıçta ortak olarak faaliyette bulunduklarını, daha sonra ağabeyinin bu yeri kendisine devrettiğini savunmuş, bu savunmasını ispat edememiştir. Toplanan delil ve az yukarıda açıklanan davalı savunmasında davacıların murisi ile davalı arasında davaya konu mağazanın adi ortaklık şeklinde işletildiği, davacıların murislerin vefatından sonra 21.1.1998 tarihine kadar davalının idareci ortak olarak ortaklık faaliyetini yürüttüğü, 21.1.1998 tarihinde aynı yerde dava dışı A Tekstil Ltd. Şti.nin işletmeye açıldığı ve böylece bu tarih itibariyle ortaklığın feshedildiği, fakat tasfiyesinin gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacıların taleplerinin tasfiye payına ilişkin bir talep olduğu kabul edilmeli, ortaklığın fesh edildiği, 21.1.1998 tarihi itibari ile idareci ortak olan davalıdan hesap istenmeli, fesih tarihine yakın bir tarih 10.12.1997 tarihinde davacılar tarafından yaptırılan tespit sonucu hazırlanan ve davalı tarafından itiraza uğramayan tespit raporu kapsamı da göz önünde bulundurularak tarafların ortaklık mal ve borçları konusunda uyuşup, uyuşmadıkları noktalar ayrı ayrı tespit edilmeli, bundan sonra gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya kurulundan taraf ve yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı ve böylece tarafların tasfiye payı belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy