(818 S. K. m. 106) (4077 S. K. m. 8, 8/A, 9)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 22.6.1997 tarihli Clup Armonia İnterval İnternasyonel Tatil Kullanım hakkı (devre mülk) sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeden vazgeçmek istediğinde cayma tazminatı istendiği için vazgeçmediğini, tanıtım sonrası psikolojik baskı ile imzalatılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, cayma belgesi verilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin iptali ile ödediği 5850 Doların faiziyle istirdadını ve ödenmemiş iki adet senedin iptalini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin tapu kaydı-mülkiyeti vaadi içerdiği, resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, tebliğ edilen isticvap davetiyesine rağmen gelmeyen davalının, kapıdan satışa karşı koymadığı gibi, cayma belgesi de vermediğinden davacının sözleşmeden her zaman dönebileceği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 21.6.1997 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde Gökçe tur, sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirip burcunun tamamını ödeyip 1 yıl içinde yazılı olarak talep eden üyeye özellikleri belirtilen devre mülk evinin 634 ve 3227 sayılı devre mülk yasası uyarınca Tapu Sicil Müdürlüğünden mülkiyetini devretmeyi kabul ve taahhüt eder. Talepten itibaren en geç 90 gün içinde tapusu verilecektir. Borcun tamamen ödenmesi ve tapuda devre mülkün mülkiyetinin devri ile iş bu tatil sertifikası sözleşmesi hükümsüz olacaktır. denmektedir. Bu açıklamaya göre davacının davalı şirkete yazılı başvurması üzerine dava konusu satışa ilişkin devre tatil tapusu davacı adına 10.12.1999 tarihinde oluşturulmuştur. Davacı, her ne kadar devre tatilden istifade etmediğini, baskı ile sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakıldığını, sözleşmeden dönmesine karşın kendisinden para istendiğini iddia etmiş ise de, bu iddiasını yasal delillerle ispatlayamamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme tam iki taraflı taahhütleri içermektedir. Davacı, başvurması halinde, davalı tarafından kendisine tapuda belirlenen dönemde tatil olanağı sağlanmadığı takdirde ancak sözleşmeden dönebilir. Böyle bir başvuruda bulunup davalıyı temerrüde düşürmeden eldeki davayı açamaz. Değinilen bu yönler gözetilerek davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy