(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 01.09.1999 tarihli kira kontratı ile kiracısı bulunduğu mecuru, 01.01.2001 tarihinde tahliye edeceğini, borucunun bulunmadığını, depozit olarak verdiği 1200 doların 2000 yılı Ocak ayı kirasına mahsup edilmesi gerektiğini, ihtar ile bildirerek mecuru 30.12.2000 tarihinde tahliye ettiğini, buna rağmen davalı kiralayanın 7.128.000.000 TL tutarında kira alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, mecuru tahliye etmiş olması nedeniyle borcu olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının süresinde fesih ihbarında bulunmadığı için kira sözleşmesinin yenilendiğini, sonradan haklı neden olmaksızın mecurdan çıktığını, uzun süre yeniden kiraya veremediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacı kiracının icra takibi ile istenen aylara ilişkin kira bedellerini ödediğini ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 01.09.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı bulunduğu mecuru 30.12.2000 tarihinde tahliye ettiğini ileri sürerek icra takibi ile istenen 2000 yılı Aralık ayı ve 2001 yılı 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. Ayları kira bedellerinden dolayı borçlu olmadığını ileri sürmüş, ancak mecuru iddia ettiği tarihte tahliye ederek, anahtarı teslim ettiğini ispatlayamamıştır. Davalı ise dosya içinde bulunan 25.2.2001 tarihli Kaymakamlığa verdiği dilekçesinde davacı kiracının Şubat 2001 ayı başında tahliye ettiğini bildirdiğine göre davacının bu tarihte mecuru boşalttığının kabulü gerekir. Kural olarak kiracı kiralananı haklı ve kabul edebilir bir sebep olmaksızın akit süresi içinde tek taraşı olarak fesh etmesi halinde süresinin sonuna kadar geçecek süre için kira parasını kiralayana ödemekle yükümlüdür. Ancak kiralayan da bu süre içerisinde herhalükarda kira parası ödeneceği gerekçesiyle kiralananı kiraya vermekte kaçınmamalı, aynı koşullarla kiralananın kiraya verilebilmesi için kendisinden beklenen çabayı göstermeli, böylece kiracı borçlunun zararının artmasına neden olmamalıdır (BK 98/2 delaletiyle 44. madde). Hal böyle olunca somut olayın özelliğine göre, davacı kiracı ödemediğini kabul ettiği Aralık 2000 ayı kirası ile tahliye edinceye kadar oturduğu Ocak 2001 ayı kirasından sorumlu olduğu gibi, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda tahliye edilen mecurun aynı şartlarda yeniden kiralanması için gerekli olan süre iki ay olarak belirlendiğine göre davacı kiracı Şubat ve Mart 2001 aylarına ait kira bedellerinden de sorumludur. Açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy