(6570 S. K. m. 11) (818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Günseli Okyaz geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde bulunan 1380 adet billboardın düzenlenen ihale sonucu davalıya kiralandığını ve 13.4.1998 tarihinde noterde tasdik edilen sözleşme imzalandığını, sözleşmenin ve kiranın başlangıç tarihinin 13.4.1998 günü olduğunu, sonraki kira dönemlerindeki artışların bu tarih esas alınarak yapılması gerektiğini, ancak davalının 13.7.2000 tarihinden sonra artış yaptığını ve ayrıca kendilerinin billboardları kullandıklarından bahisle 320.928.261.212 TL.lık fatura düzenlediğini ileri sürerek eksik ödenen 491.064.646.212 TL.nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşme uyarınca kira ödenmesine 13.7.1998 tarihinde başlandığı için kira artışlarının da bu tarihten itibaren yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiş, ayrıca sözleşme uyarınca davacıya bedelsiz olarak kullanım hakkı tanınan sürelerden fazla olarak davacının billboardları kullandığını, dava konusu dönemle ilgili olarak bu fazla kullanım dolayısıyla davacıdan 320.968.261.212 TL alacakları bulunduğunu bildirip mahsup talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin noter tasdik tarihinin 13.4.1998 tarihi olması nedeniyle kira artışlarının da bu tarih esas alınarak yapılması gerektiği, davalının mahsup talebine konu ettiği hususun genel gider sayılması gerektiği ve bu genel giderinde mahsup ve takas edilemeyeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığı gerekçesiyle takas talebinin reddine, davanın kabulü ile 491.064.646.212 TL.nın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin akit şartları başlıklı bölümünün 3. maddesinde işletici söz konusu billboardları bir yıl içinde 6 defa birer hafta süreyle olmak üzere belediyenin ilan ve reklam duyurularına bedelsiz olarak tahsis edeceği belirtilmiş, 4. maddede ise işletici tarafından yapılarak işletilecek olan billboardların imalatından yerlerine montajına kadar ve bakım onarımıyla ilgili tüm giderler işleticiye aittir. İşletici bu giderlerle ilgili her ne nam altında olursa olsun belediyeden herhangi bir hak ve talepte bulunamaz hükmü getirilmiş ve 5. maddede ise işletici tarafından işletilenlerde ve diğer tesislerde yapılan giderlerin işletme bedeline sayılamayacağı ve takas edilemeyeceği kararlaştırılmıştır. Yukarıda anılan sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava konusu billboardların imalat, montaj ve bakım-onarımıyla ilgili giderleri belediyeden talep edemeyeceği, bu giderlerin işletme giderini oluşturduğu anlaşılmaktadır. Davacıya bedelsiz olarak tahsis edilen sürenin dışında, davacının bu billboardlardan bedelsiz olarak yararlanacağına dair bir hüküm sözleşmede bulunmamaktadır. Davalı, sözleşme gereği davacıya bedelsiz olarak tahsis edilen sürelerin dışında da davacının bu billboardları kullandığını savunarak bu fazla kullanıma isabet eden miktarın mahsubunu istemektedir. Mahkemenin kabulünün aksine, davalının mahsup talebine konu ettiği husus ile sözleşmede davalıya ait olacağı kararlaştırılan işletme gideri ve genel gider arasında bir ilgi ve benzerlik bulunmamaktadır. Başka bir söyleyişle, davalının mahsubunu istediği hususun işletme gideri genel gider kapsamında değerlendirilmesi olanaksızdır. Bu itibarla mahkemenin mahsup talebini reddetmesi doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş, davalıdan mahsup talebine esas olan hususla ilgili tüm delilleri sorulup alınmalı, davacıdan da bu hususta varsa karşı delilleri istenmeli, gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılarak, davalı tarafından billboardların davacıya tahsis edildiği süre belirlenmeli, sözleşmede kararlaştırılan süreden fazla bir süre billboardların davacıya tahsis edilip edilmediği, tahsis edilmiş olsa dahi tahsis edilen billboardın davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, davacıya sözleşmede kararlaştırılan süreden fazla olarak tahsisin olduğu ve bu nedenle davalının bu billboarddan tahsis süresince yararlanamadığının saptanması halinde bunun bedelinin ne olduğu hususunda taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde ve eksik inceleme sonucu hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy