(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki akdin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Ali Z. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Ali Z.'ya ait taşınmazda diğer davalı Mülazım G. tarafından inşa edilen binadan 3. normal kattan iki adet daireyi 15/123 arsa payı ile beraber 12.8.1999 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın alarak 5.300.000.000 TL bedel ödediğini, ancak inşaatın daha temel aşamasında iken ruhsatsız olması nedeniyle mühürlendiği, bugüne kadar ruhsat çıkarılmadığı, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, sözleşmede yer alan 3 ay içinde teslim edilmesi şartının yerine getirilmesinin mümkün olmadığını bildirerek, ödenen satış bedeli 5.300.000.000 TL ve teslim tarihini geçen her ay için rayiç kira bedeli ile daireler teslim edilmemesinden dolayı mahrum kalınan kar bedeli olarak (fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere) 6.000.000.000 TL. nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmişlerdir.
Davalılar, cevap dilekçesi vermeyerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, sözleşmedeki dairelerin teslim tarihi olan 12.11.1999 tarihi itibariyle bitirilse idi dairelerin kaim değeri olarak hesap edilen 5.458.161.800 TL. nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; davalılardan Ali Z. kararı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı 3.3.2000 günlü dava dilekçesi ile ödenen satış bedeli ile teslim tarihini aşan aylar için rayiç kira ile teslim edilmemesinden dolayı mahrum kalınan kar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 6.000.000.000 TL. nın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece inşaatın sözleşmedeki teslim tarihi itibariyle tamamlanmış hali ile kaim değerine hükmedilmiştir. HMUK. nun 74. maddesinde Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir hükmünü içermektedir. Davacıya satışı vaat edilen dairelerin bulunduğu binanın henüz temel aşamasında ruhsatsız olması nedeniyle mühürlendiği, sözleşmenin ifasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı sözleşmeden dönerek ödediği satış bedeli ve sözleşmede düzenlenen kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davacı sözleşmenin ifasını talep etmediğine göre, tapudan 15/123 arsa payını adına tescil ettirdiği de dikkate alınarak, davacı adına kayıtlı hissesinin iadesi koşulu ile davalılara ödediği 5.300.000.000 TL satış bedelinin iadesine karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak taşınmazların tamamlanmış haliyle kaim değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca iradesini sözleşmeden dönme yolunda ortaya koyan davacı, teslim tarihi aşan kira ve dairelerin teslim edilmemesi nedeniyle mahrum kalınan karı da isteyemez. Açıklanan gerekçelerle tapuda davacı adına oluşan hissenin iadesi koşulu ile ödenen satış bedelinin iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan gerekçelerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy