(2004 S. K. m. 72, 82) (2709 S. K. m. 73) (4721 S. K. m. 2) (3065 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, Toygarlı Köyü Sağlık Ocağı lojmanına ait elektrik fatura bedelinin tahsili amacıyla aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının Sağlık Müdürlüğünün Döner sermaye hesabında bulunan parasından, borca yetecek miktarının haczi için Ziraat Bankasına 1. ve 2. haciz ihbarnamesi gönderdiğini, sonuçta İş Sağlık Müdürlüğünün Bankadaki hesabından 465.000.000 TL.lik kısmına bloke konulduğunu, 17.6.2002 gününde bu paranın banka tarafından icra dosyasına yatırıldığını, Devlet Malı niteliğindeki para üzerine haciz konulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, banka hesabına bloke konulması sonucu tahsil edilen 465.000.000 TL.nin davalıdan istirdadını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 465.000.000 TL.nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalının, davacı adına abone kaydı bulunan Sağlık Müdürlüğü lojmanına ait ödenmeyen elektrik borcunun tahsili amacıyla icra takibine giriştiği, alacağın ödetilmesi amacıyla davacının Döner sermaye hesabında bulunan paradan borca yetecek miktarının haczi için Ziraat Bankasına 1. ve 2. haciz ihbarnamesi gönderildiği, bankaca itiraz edilmediğinden İl Sağlık Müdürlüğünün Ziraat Bankasındaki hesabından 465.000.000 TL.nin icra dosyasına yatırılarak, borcun tahsil edildiği uyuşmazlık konusu değildir. İİK. nun 72/7. maddesi hükmüne göre "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içerisinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak, paranın geri alınmasını isteyebilir. Ne var ki davacı takibe konu elektrik borcundan abone olması sebebiyle Ümit Fidan'da kullanan olarak sorumludur. Davacının, abone olarak sorumlu olduğu borçtan dolayı devlet malı haczedilemezlik kuralına sığınarak, sorumlu olduğu borçtan dolayı, bu davayı açması MK.nun 2. maddesinde belirtilen hüsnüniyet kaidelerine aykırı olup, yasa bunu himaye etmez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Anayasanın 73. maddesi gereğince vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulması zorunludur. Anayasanın açıklanan bu hükmü uyarınca yasal dayanağı olmadan Avukatlık Ücret Tarifesi ile vergi konulmasına imkan olmadığı gibi KDVK'nun 20/4. maddesi karşısında belirli bir tarifeye göre alınan ücrete KDV.nin dahil olması gerekir. Mahkemece sadece tarife uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı biçimde ayrıca KDV.ne de hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeple temyiz edilen kararın davalı lehine, 2. bentte açıklanan sebeple de kabul şekli sebebiyle BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 13.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy