(2004 S. K. m. 67) (6570 S. K. Geç. m. 7) (818 S. K. m. 44, 98) (1086 S. K.m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, taşınmazı 25.5.2000 başlangıç günlü 5 senelik kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verdiğini, ilk yıl kira bedelinin 20.000 mark olduğunu, devam eden yıllar için %5 artış öngörüldüğünü, buna göre 2.yıl kira bedelinin 21000 mark olduğunu, davalının 22.6.2001 gününde gönderdiği ihtarla taşınmazı 23.6.2001 gününde tahliye edeceğini bildirdiğini ve 25.6.2001 gününde tahliye ettiğini, 1750 mark ödendiğini bildirerek 2000 yılından bakiye 3000 mark, 2001 yılında artışlı kira bedeli 19.250 mark (ödenen 1750 markın mahsubu ile) toplamı 22.250 markın tahsili için yapılan icra takibine yöneltilen itirazın iptalini ve inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına asıl alacağın Türk Lirası karşılığı üzerinden %40 inkar tazminatını davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6570 s. Gayrimenkul Kiraları Hakkında Yasaya 4531 s. yasa ile eklenen Geçici madde 7'nin ikinci fıkrasında kira parasının yabancı para veya kıymetli madene endeksli olarak belirlendiği sözleşmelerde ayrıca senelik artış uygulanmaz hükmüne yer verilmiş olduğuna göre 25.5.2000 başlangıç günlü kira sözleşmesindeki 20.000 mark kira bedeli artırılamayacağından 25.5.2001 gününde başlayan dönem içerisinde kira bedeli 20.000 mark olarak alınması gerekirken yazılı biçimde artışlı kira bedeli üzerinden takibin devamına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Taraflar arasında 25.5.2000 başlangıç günlü 5 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu ve davalının taşınmazı 25.6.2001 gününde tahliye ettiği hususları ihtilafsızdır. Kural olarak kiracı kiralananı haklı ve kabul edilebilir bir sebep olmaksızın akit süresi içerisinde tek taraflı olarak fesh edilmesi halinde sürenin sonuna kadar geçecek süre için kira parasını kiralayana ödemekle yükümlüdür. Ancak kiralayanda, bu süre içinde her halükarda kira parası ödeneceği gerekçesiyle kiralananı kiraya vermekten kaçınmamalı, aynı koşullarla kiralananın kiraya verilebilmesi için kendisinden beklenen çabayı göstermeli, böylece kiracı borçlusunun zararının artmasına neden olmamalıdır. (BK. 98/2 delaletiyle 44. madde) Hal böyle olunca somut olayın özelliği itibariyle yapılacak iş, 25.6.2001 gününden itibaren taraflar arasındaki kira sözleşmesindeki koşullar ve bedelle bu yerin ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği konusunda, uzman bilirkişi kurulundan yerinde uygulama yapmak suretiyle, dayanaklarını gösterir taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir raporla saptanmalı, bu yolla saptanacak süre ile sınırlı olmak üzere, davalının ödemesi gereken sözleşme hükmü gereğince davacının kira alacağının varlığını benimseyerek, yine aynı süre içerisinde kiralayanın kiralananı bir başkasına kiraya vermesi sebebi ile elde ettiği menfaatte gözetilmeli ve arada bir fark mevcut ise, bu mevcut farka hükmetmekten ibarettir. Mahkemenin açıklanan yönlerde inceleme ve araştırma yapmadan yeterli bilirkişi raporu alınmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 no.lu bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 04.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy