(6762 S. K. m. 20/3) (818 S. K. m. 19, 20)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının açtığı Yap-işlet Devret modelli otopark yapımı ihalesine katılıp 28.8.1998 tarihinde sözleşme imzalandığını, süresinde yerin teslim edilmediğini, projeyi hazırlattıklarını, ancak ruhsat alamadıklarını davalının kusurlu olmasına rağmen ihtarname ile akdi fesh edip teminatı irat kaydetmek istediğini, sözleşmeye aykırı davrananın davalı olduğunu ileri sürerek 8.310.660.000TL. lik teminat mektubunun iadesini, sözleşmenin ifa edilmemesinden dolayı kusurlu olmadıklarının tespitini, zarar ve kar mahrumiyet için 1.000.000.000TL. nın reeskont faizi ile tahsilini dilemiş, ıslah dilekçesi ile de 1.405.772.743TL.nin ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının sözleşmedeki sürede inşaatı yapmadığını, ruhsat alımının davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne sözleşmenin hukuki imkansızlıktan mutlak butlan ile batıl olduğuna dayanılarak davacının sözleşmenin ifa edilememesinden kusurlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun iadesine 1.405.772.743TL.nin dava tarihinden faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu taşınmazın içinde eski eser niteliğinde çeşme bulunması nedeniyle Anıtlar Yüksek Kurulunca ruhsat verilmediği ve bu nedenle taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren geçersiz olduğu mahkemenin de kabulündedir. Davacı ihaleye girmesinden sonra bir takım hazırlık çalışmaları yaptığını ileri sürerek iyiniyetle yapmış olduğu bu giderlerin sözleşme öncesi sorumluluğa dayanarak davalıdan tahsilini istemiştir. Modern Hukukda "Culpa ıh Contraento" olarak nitelendirilen akit öncesi sorumluluk ancak geçerli sözleşmelerde söz konusu olur. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi sözleşme yapıldığı andan itibaren mutlak butlan ile batıl ise yok hükmünde sayılır. Bu sözleşmeye dayanılarak akit öncesi sorumluluk ileri sürülüp hak talep edilemez. Davacı tacir olup TTK. 20/3 maddesi gereğince basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorundadır. Davacı sözleşmeye konu olan yerin içinde bulunan çeşmenin eski eser niteliği taşıyıp taşımadığını araştırması ve yer teslim edilmediğine göre teslim edilmeyen yerle ilgili yapacağı çalışmalardan dolayı hak isteyemeyeceğini bilmesi gerekmektedir. Mahkemece davacının batıl sözleşmeye dayanarak talep ettiği giderlere ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy