(818 S. K. m. 521) (1086 S. K. m. 337)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat A. S. Esen ile davalı vekili avukat M. Özdoğan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile kurduğu adi ortaklığın, dava dışı D. İnşaat A.Ş.nin yapımını üstlendiği otoyol inşaatının bir kısım işlerinin taşeronluğuna ilişkin sözleşme yapıldığını, ancak davalının sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden taşeronluk sözleşmesinin feshine neden olduğunu bildirerek mahrum kalınan kar bedeli 1.725.359.263 TL ile hak edişlerinden ödenmeyen 624.640.737 TL.nın ve ayrıca davalının talebi üzerine 4.10.1993-6.7.1994 tarihleri arasında kullanılan topografik aletler, kompektör vs.nin rayiç kira bedelleri toplamı 2.650.000.000 TL.nın reeskont faizleri ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hak ediş alacağı 65.843.967 TL ile makine kiralama bedeli 1.506.371.950 TL. nın reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında adi ortaklık ve taşeronluk sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı kendine ait topografik aletler ile kompresör vs.nin 4.10.1993-6.7.1994 tarihleri arasında kiralandığını bildirerek bunlara ilişkin kira bedellerinin ödetilmesini istemiştir. Davalı ise bunlara ilişkin kira sözleşmesinin bulunmadığını bildirerek bu kalem isteğin reddini istemiştir.
Kurulan adi ortaklıkta tarafların BK.nun 521. maddesi gereğince katılım payı koymaları gerekir. Sözleşmede aksine bir kararlaştırma bulunmadığı takdirde davacının kendisine ait aletlerinin kullanımının katılım payı olarak adi ortaklığa konduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davacı iddiasının yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Oysa davacı kiraya konu olan makine ve aletlerin kiraya verildiğini ve bunların kira bedellerini rayiç değerlerinden ödetilmesi gerektiğini yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki davacı dava dilekçesinde vs. delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığından bu konuda kendisine yemin teklifi hakkı hatırlatılıp hasıl olacak sonuca karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 14.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy