(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 162, 213, 355)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 30.6.2000 tarihli protokolle bir daire satın aldığını, dairenin 31.10.2000 tarihinde teslim edileceği taahhüt edildiği halde, davalının daireyi teslim etmediğini, bu nedenle 31.10.2000 tarihinden takip tarihine kadar mahrum kaldığı kira alacağının tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, itirazın asıl alacak olan 750.000.000TL. için iptaliyle, takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktara icra takip tarihi itibariyle yasal faiz yürütülmesine, asıl alacağın %40'ı olan 300.000.000TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında taşınmaz satışına ilişkin düzenlenen 30.6.2000 tarihli protokol harici olarak düzenlenmiş olduğundan geçersizdir. Tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşmeler resmi biçimde düzenlenmedikçe geçerli olmazlar. (MK. 634, BK.213, Tapu Kanunu 26, Noter Kanunun 60/3) Ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile apartman inşa eden müteahhidin, sözleşme gereğince kendisine düşen bağımsız bölümlerin 3. kişilere müteahhit tarafından yazılı sözleşme ile satılması durumunda, bu sözleşme BK. 162. ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki niteliğinde kabul edilerek, bu şekilde yapılan satışların geçerli olduğu Yargıtay Kararları ile kabul edilmektedir. Dosya içeriğine göre, davalının müteahhit olarak, davacıya daire sattığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davalının arsa sahipleri ile yaptığı anlaşma (kat karşılığı inşaat sözleşmesi) istenmeli, böyle bir sözleşme bulunması halinde davacıya satılan dairenin, davalı yükleniciye bırakılan daire olup olmadığı belirlenmeli ve davacı ile yapılan sözleşmenin de, yazılı şekilde yapılması yeterli olduğu, kabul edilerek, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy