(4077 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 416, 438)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Doğuş Otomotiv San. Tic. A.Ş.nin ithalatçısı olduğu aracı diğer davalıdan satın aldığını, akabinde araçta fabrika çıkışı olmayan ve sonradan yapıldığı anlaşılan boyaya rastlandığını, bu suretle kendisine ayıplı mal satıldığının belirlendiğini, bu işte alakalı olarak yurt dışında bulunan üretici firma ile yazışmalar için masraflar yaptığını ileri sürerek ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesini, 1.500.000.000 TL. manevi tazminat ile 44.066.740 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini, faiz uygulanmasını istemiştir.
Mahkemece ilk kararda, ayıbın gizli nitelikte bulunmadığı, ayıp ihbarının yasal sürede yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine mahkeme kararı dairemizin 26.3.2001 gün 1800-2936 sayılı ilamı ile ...ayıbın açık ve gizli ayıp olup olmadığı hususunun bilirkişilerce belirlenmediği, mahkemece bilirkişilerden bu hususta açıklayıcı ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi, davacıdan temyiz harcının alınmasının da kabul şekli bakımından usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece dairemiz bozma ilamına uyulmuş ve akabinde görevsizlik kararı verilerek dava dosyası tüketici mahkemesine gönderilmiş, davacı vekilinin 11.4.2002 tarihli duruşmadaki değer kaybı ile ilgili terditli davamız vardır, bu nedenle davaya o yönden devam ediyoruz beyanı üzerine mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak ve benimsenmek suretiyle araçtaki değer kaybı olan 254.289.130 TL.nın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, davacının yaptığı toplam 157.023.900 TL yargılama giderinden red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 110.000.000 TL.nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, arta kalanın davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının 521.550.000 TL yargılama gideri yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının taleplerinden red ve kabul olunan kısım ile davalıların hükmü temyiz etmedikleri de gözetilerek 397.000.000 TL yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönün göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün üçüncü bendinin tamamının karardan çıkartılarak yerine aynen (davacının yapmış olduğu yargılama gideri toplamı 521.550.000 TL.nın red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 397.000.000 TL.nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, arta kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 26.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy