(285 S. KHK m. 5) (3065 S. K. m. 8/2)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Serdar Yağlı ile davacı vekili avukat Aynur Sökmen'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, KKK.lığının ihtiyacı olan ve Olağanüstü Hal Bölgesinde kullanılmak üzere 200.000 Nevresim takımı alımı için ihale yapıldığını, 285 sayılı KHK. Gereğince satın alınacak malzemenin KDV.den muaf olmasına ve alıma ilişkin özel şartnamenin Tediye Şartları başlıklı 5. maddesinde de KDV. Vergisi ödenmeyeceği hükmüne yer verilmesine rağmen davalı şirkete sehven 130.312.500.000TL. KDV. Ödemesi de yapıldığını talebe rağmen iade edilmediğini ileri sürerek ödenen 130.312.500.000TL. nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, satın alınan malın KDV. den muaf olduğuna dair konulan hükmün hukuki sonuç doğurmayacağını, davacıdan tahsil edilen KDV. nin Vergi Dairesine yatırılması nedeniyle sebepsiz zenginleşmelerinin de olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Olağanüstü Hal Bölgesi ihtiyacı için nevresim temini konusunda sözleşme yapıldığı, sözleşme ve teklif şartnamesinde, işin KDV. den muaf olacağı hükmünün yer aldığı davacı alıcının, satıcıya 130.312.500.000TL. KDV. ödediği konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı zuhulen ödediği KDV. nin iadesini istemiş, davalı şirket ise sözleşme konusu nevresim satışından KDV. alınması gerektiğini, aldıkları KDV. nin Vergi Dairesine yatırıldığı için sebepsiz zenginleşmelerinin olmadığını savunmuştur.
Katma Değer Vergisi Kanununun 8/2 maddesi Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya Katma Değer Vergisi fatura veya benzeri vesikalardan göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarlarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler içinde geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla ödedikleri vergilerin, indirim hakkına sahip olmayanlara iadesi konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir hükmünü getirmiştir. Kanunun bu hükmü gereği taraflar arasındaki satış, Katma Değer Vergisine tabi olmadığı halde davalı, davacıdan tahsil ettiği Katma Değer Vergisi karşılığı olan miktarı Vergi Dairsine ödemekle yükümlü olduğu gibi davacıda davalıya ödemek zorunda kaldığı Katma Değer Vergisi karşılığı olan miktarı, daha sonra ödeyeceği vergilerden indirimi ve indirim hakkına sahip değil ise iadesini Maliye Bakanlığından isteyebilir. İndirim ve iade konusunda kabul, Maliye Bakanlığının takdir ve yetkisinde olup bu nedenle davalının Katma Değer Vergisini davacıya iade yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bundan ötürü davalıya husumet düşmeyeceği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 25.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy