(1086 S. K. m. 79, 292, 293) (4721 S. K. m. 605)
Dava: Taraflar arasındaki alacak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, murisleri olan Şefik T.'ın davalıların murisi olan İsmet A.'ya 470 gram 24 ayar altın verdiğini, Şefik'in çantacı diye tabir edilen işi yaparken güven esası ile çalıştığını, verilen altının deftere kaydının yeterli olduğunu, davalılar murisinin ölümü üzerine mirasçıları olan davalıların açtıkları mirası red davası sırasında yapılan tereke tespitine ilişkin bilirkişi raporunda davalılar murisinin el yazısı ile tuttuğu defterde, dava konusu altınların borç olarak gösterildiğinin belirlendiğini ileri sürerek 471.32 gram 24 ayar veya 500 gram 22 ayar altının aynen iadesine, olmadığı takdirde ödeme tarihindeki değerinin faiziyle beraber tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıların murisinin ölümünden 3 hafta evvel altınları verildiğini iddia eden davacıların, gerçekten altın vermiş olsalar davalı murisinin ölümünden hemen sonra dava açmaları gerektiği, altınlar verilmiş olsa bile ölümünden önce iade edilmiş olduğu, davacıların ibraz ettiği faturanın tek başına yeterli olmadığı, mirası red davası sırasında alınan bilirkişi raporunda murisin borcu olarak gösterildiğini öğrenen davacılar murisinin altınların peşine düştüğünden bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalılar murisinin ölümünden hemen sonra dava açılmadığı ve davacıların iddialarını dayandırdığı belge faturanın tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. HUMK. nun 79. maddesi gereğince hiç kimse kendisine ait olan bir davayı açmaya zorlanamaz. Alacaklı olan her zaman dava açma hakkına sahiptir. Mahkemenin diğer red gerekçesine konu olan ve davalılar murisi tarafından tutulduğu anlaşılan defter dosyada bulunmamaktadır. Anılan defterde davacının iddia ettiği gibi 471 gram altının davacılar murisinden alındığına ilişkin, davalılar murisi tarafından kendi el yazısı ile yazılı bir ibare var ise böyle bir belgenin yine HUMK. nun 292. vd. maddelerinde tanımı yapılan belgelerden olup olmadığının da araştırılması gerekir. Değinilen bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy