(818 S. K. m. 101, 106, 107)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat S. Arbil ile davalı vekili avukat C. Uysal'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile yapılan 17.1.1996 onay tarihli Yap-İşlet-Devret sözleşmesi gereği inşaata başlanılabilmesi için gerekli olan izinlerin ve tapunun davalı tarafça geç alınması nedeniyle edimin ifasının kendileri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulduğunu, aradan iki yıl geçtiğini maliyet artışları ile sözleşme sonrası ortaya çıkan deprem yönetmeliği sonucu mücbir sebebin gerçekleştiğini ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle feshini ve teminatın iadesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle 2.6.1998 tarihli kararla sözleşmenin feshedilip teminatın irat kaydedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmeyi ilk ihlal edenin davalı olduğuna ancak BK. 101/1 mad. göre temerrüde düşürülmediğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme kararı davalıya 18.9.2002 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise 3.2.2003 tarihinde harçlandırılmış olup, 15 günlük temyiz süresi geçirilmiş olduğundan davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacının davalı belediyenin açtığı ihaleye katıldığı ve ihalenin davacıda kalması sonucu aralarında ihale şartnamesine uygun olarak Yap-İşlet-Devlet sözleşmesinin düzenlendiği tarafların kabulündedir. Davacı, davalı belediyenin kendi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediği için projeye başlayamadığını, bu itibarla sözleşmenin ifasının kendisi için aşırı maliyet artışı nedeni ile çekilmez hale geldiğini ileri sürerek sözleşmenin feshini talep etmiştir. Davalı belediye ise davacının sözleşme gereğince yapması gereken edimleri zamanında yapmadığı için haklı nedenle sözleşmeyi feshedip teminatı irat kaydettiğini bildirerek reddini dilemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme belediye tarafından feshedilmiş olup kural olarak sözleşmenin feshi yönünden davanın konusunun kalmaması sözkonusu ise de bu sözleşmenin haklı nedene dayanılarak mı feshedildiği yoksa haksız mı feshedildiği yönündeki uyuşmazlığın giderilmesi gerekmektedir. Bu husus sözleşmenin sonucu bakımından taraflara bir kısım yükümlülükler getireceğinden feshin haklı olup olmadığının üzerinde durulması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin tam karşılık taahhütleri havi sözleşmelerden olduğu duraksamaya yer olmaksızın bellidir. Davacı bu sözleşmenin davalının ihale şartlarına uygun bir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini bildirmiş, davalı ise davanın feshi istemekte haksız olduğunu kendilerinin haklı nedenle feshettiklerini ileri sürmüştür. Yerel mahkemenin karar gerekçesinde sözleşmenin belediye tarafından ihlal edildiği ve belediyenin kusurlu bulunduğu açıklanmasına rağmen BK. 101. maddesi gereğince temerrüde düşürülmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Oysa şartnamenin o şıkkında arazinin sözleşmenin akdi sonrası 7 gün içinde istekliye teslim edileceği, istekli tarafından belediyece verilen avans projesine uygun olarak gerekli izin ve ruhsatların alınacağı belirtilmekte ise de 16.2.1996 tarihinde teslime rağmen projenin uygulamaya konulamadığı ve bunda davacının kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre bir vadenin konmuş bulunduğu, ancak teslimin süresi içinde yapılmadığı gözetilerek somut olayda BK.nun 101. maddesinin değil, tam karşılıklı sözleşmenin feshine yönelik 107. maddesinin koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerekir. Belediye kararlaştırılan süreye rağmen şartname edimlerini yerine getirmediğine göre davacının salt bu nedene dayanarak sözleşmeyi BK.nun 106/son maddesi gereği feshetmesinde haklı nedene dayandığının kabulü gerekmektedir. Değinilen bu yön gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının temyiz dilekçesinin reddine, 2. bent gereği temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 03.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy