(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 306)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya 3000 DM borç para verdiğini, karşılığında yazılı belge aldığını, davalının borcunu ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla giriştiği icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya olan borcuna karşılık dava dışı kiracısından aldığı iki adet toplam 3.000 DM meblağlı bono verdiğini, davacının bu bonolara dayanarak kiracısına karşıda icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan alıp, takibe koyduğu bonoların bedellerini tahsil edemediği, bu nedenle davalının borçtan sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı, davacı ile aralarındaki karz ilişkisini kabul etmekle birlikte borcuna karşılık dava dışı kiracısı Sevim Y.'dan aldığı iki adet senedi kendisine verdiğini böylece borçtan kurtulduğunu savunmaktadır. Celp edilerek incelenen Kadıköy 7. İcra Müdürlüğünün 2001/2976 esas sayılı takip dosyası ve bu dosyaya dayanak olan iki adet senedin incelenmesinden anılan senetlerin Sevim yağcı tarafından davalı lehine 24.12.1999 tarihinde keşide edildiği, her birinin 1500 DM meblağlı olduğu ve her ikisinin de ödeme tarihinin 30.10.2000 olduğu, davacının bu bonolara dayanarak keşidecisi Sevim Y'ya karşı 12.2.2001 gününde icra takibine geçtiği takibin kesinleştiği, 8.5.2001 tarihi itibariyle senet borçlusunun taksitlendirme talebinde bulunduğu bu tarihten sonra her hangi bir işlem yapılmadığı ve senet bedellerinin de icra dosyası kapsamına göre tahsil edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı, takibe konu senetlerin davalının kendisine olan borcu nedeniyle verildiğini kabul ettiğine göre mahkemece, anılan senetlerin davacı tarafından davalıya iadesi koşuluyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy