(818 S. K. m. 61) (1086 S. K. m. 440)
Dava: A. Sönmez vekili avukat S. Nureli, Birleşen davada davacı Ş. Sönmez ile F. Öztürk vekili avukat M. Tanılı aralarındaki dava hakkında Bornova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 6.3.2002 tarih ve 226-215 sayılı hükmün Dairenin 24.12.2002 tarih ve 12610-13951 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Davacı A. Sönmez, davalının annesi olduğunu, ailece Bulgaristan'dan göç ettiklerini, kendisi eşi Ş. Sönmez ve davalı oğlu ile birlikte aldıkları arsanın davalı oğlu adına tapuda işlem yapıldığını, yine birlikte arsa üzerine üç katlı bina yapıldığını, ancak davalının paylarını vermediğini bildirip, 4.000.000.000 TL. katkı payının bu dosya ile birleşen dava dosyası ile de davacı Ş. Sönmez de 5.000.000.000 TL. katkı payının tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davacıların taşınmazın edinilmesinde ve bina yapımında katkıları olmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece her iki davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş ve dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Ş. Sönmez tarafından, davalı aleyhinde açılan ve neticelenerek kesinleşen 1997/464 esas, 1999/1190 karar sayılı dava dosyası ile kısmi dava açıp, dava konusu evdeki katkı payından dolayı 100.000.000 TL talep etmiş ve yapılan yargılama sırasında davacının dava konusu evdeki katkı payının 1.150.000.000 TL olduğu belirlenip bundan taleple bağlı kalınarak, 100.000.000 TL. na hükmedilmiş ve karar derecattan geçerek kesinleşmiştir.
Bu durumda, davacı Ş.'nün açmış olduğu yukarıda belirtilen davada talep edebileceği katkı payı belirlenmiş olduğundan, sonradan açtığı davada katkı payının daha yüksek olduğundan bahisle talebini yükselterek dava açması mümkün değildir. Davacı Ş. açısından mahkemece, taraflar arasında kesinleşmiş olan dava dosyasındaki hüküm altına alınmayan 1.050.000.000 TL. nın tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Dava dosyasının tüm içeriği, dinlenen tanık beyanları ve davalı hakkında babası Ş. Sönmez tarafından açılıp, neticelenen 1997/464 esas sayılı dava dosyasından, bu davanın açıldığı 16.6.1997 tarihine kadar tarafların binayı birlikte yaptıkları, bu tarihten itibaren taraflar arasında ihtilaf çıktığı anlaşılmaktadır. Kesinleşmiş olan 1997/464 esas sayılı dava dosyasındaki gerek bilirkişi raporu, gerekse diğer delillerden, keşif tarihi itibariyle dava konusu binanın 1 katının meskun ve tamamlanmış olup, bir katının ise betonarme karkası ile tuğla duvarlarının örülmüş halde iki katlı, elektrik ve suyunun mevcut olduğu bellidir. Taraflar arasında ihtilaf çıkıp davacı baba tarafından 16.6.1997 tarihinde dava açıldığına göre, artık bu tarihten sonra davacı anne ve babanın niza çıkan binaya yatırım yapmaları ve katkı sağlamaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece 1997/464 esas sayılı dava dosyasında binanın belirlenen durumu esas alınarak davacı A. Sönmez'in talep edebileceği katkı payının hesaplanması gerekirken binanın son durumu esas alınarak hüküm tesis edilmesi de bozmayı gerektirir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin onama kararı kaldırılarak hüküm davalı lehine bozulmalıdır.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, dairemizin 24.12.2002 tarih ve 12610-13951 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, evvelki alınan onama harcı ile peşin harcın iadesine, 18.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy