(2004 S. K. m. 67, 68) (634 S. K. m. 18, 20) (3095 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.12.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kendisine ait taşınmazda kiracı olan davalının mecuru 28.10.2001 tarihinde tahliye ettiğini 2001 yılı Şubat ayından Ağustos ayına kadarki kira bedellerini eksik ödediğini, Eylül, Ekim aylarına ait kira bedellerini ise hiç ödemediğini, ileri sürerek toplam kira alacağı olan 4300 Doların ödetilmesi için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini, %40 inkar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı dava ile de kiralayan 2600 Dolar teminat verdiğini, 500 Dolar da binanın sıva işleri için ödediğini öne sürerek toplam 3100 Doların tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 3000 Dolarlık asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, 3000 Dolar üzerinden takipten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, icra dosyasında 2001 yılı kasım ayı kirası da dahil olmak üzere toplam 5600 Dolar kira alacağı üzerinden takip başlatmışsa da, dava dilekçesinde kasım ayı kirasını hariç tutarak toplam 4300 Dolar üzerinden başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. Buna rağmen mahkemece dava dilekçesindeki istem gözetilmeden davalının vermiş olduğu 2600 Dolar depozitonun 5600 Dolardan mahsubu suretiyle 3000 Doların ödetilmesine karar verilmiş olması HUMK. nun 74. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davacı, kat malikleri kurulu toplantısında alınan karar gereğince apartmanın dış sıva yapımı için 500 Dolar ödediğini belirterek ve bu konuda yönetici tarafından verilen belgeyi ibraz ederek, ödediği miktarın tahsilini veya kira borcundan mahsubunu istemiştir. Mahkemece Kat Mülkiyeti Kanununda öngörülen nitelikte bir belge olmadığından bahisle bu istemin reddine karar verilmişse de, ortak yerlerin bakım ve onarımı ile ilgili giderlerin kat maliklerine ait olması nedeniyle, davacının apartmanın sıva yapımı için ödemiş olduğu miktarın kira borcundan mahsup edilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4- 3095 sayılı yasanın 4. maddesine, 3678 sayılı kanunla eklenen (a) fıkrasına göre, sözleşmelerde daha yüksek akdi faizin kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının ve yabancı para ile açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Mahkemece hükmedilen yabancı para alacağına, yukarda açıklanan yasa hükmü göz ardı edilerek yasal faiz yürütülmüş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç : 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün, 2., 3. ve 4. bentler gereğince temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy