(1086 S. K. m. 438) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, ithalatçısı davalı Opel Türkiye Ltd. Şti. olan otoyu diğer davalı şirketten satın aldığını, araçta üretim hatası olduğunu, davalıların aracın yenisi ile değiştirilmesine dair hakem heyeti kararına rağmen bu yönde işlem yapmadıklarını ileri sürerek aracın ayıplı ve arızalı olduğunun tesbiti ile yenisi ile değiştirilmesini, arızadan kaynaklanan maddi zararlarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalılar, araçta üretim hatası bulunmadığını, arızaların giderildiğini, araçtan beklenen faydanın gerçekleştiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu araçta garanti süresi içinde aynı arızanın 2 defa tekrarladığı, ayrıca 4 farklı arızanın meydana geldiği ve rölantı arızasının da devam ettiği ve bu arızanın üretim hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile aracın aynı model ve nitelikteki sıfır Km yeni bir araç ile değiştirilmesine, 531.572.137 TL. vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı 16.10.2002 tarihli vekaletname ile M. Hanifi Barak, Cevdet Nişli ve Osman Doğan'ı vekil tayin etmiş, M. Hanifi Barak ve Cevdet Nişli'de Tüm Tüketicileri Koruma Derneği adına hareketle Avukat Esenyel Barak'ı vekil tayin etmiş ve Avukat Esenyel Barak'da davacı vekili olduğunu bildirerek ve az yukarıda anılan vekaletnameyi sunarak dava dosyasına dilekçe vermiş, 12.11.2002 tarihli duruşmada Avukat Esenyel Barak'ın verdiği vekaletnamede eksiklik bulunduğu zabta geçmiş ve davacı asıl da aynı duruşmada davayı kendisinin takip edeceğini bildirmiş ve aynı celsede de yargılama bitirilmiştir. Avukat Esenyel Barak davacının vekili olduğuna dair usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname sunmadığı gibi duruşmalara da iştirak etmemiştir. Kaldı ki davacı asıl da davayı kendisinin takip edeceğini bildirmiştir. Bu durumda davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez. Mahkemece bu yönün göz ardı edilerek yazılı şekilde davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün dördüncü fıkrasında yer alan (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 531.572.137 TL. vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının bütünüyle karardan çıkartılarak, yerine aynen (şartları oluşmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 177.375.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy