(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 266)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kiracı olan davalının taşınmazı tahliyesinden sonra yaptırdığı delil tespitinde taşınmazda 1.507.000.000 TL. hasar belirlendiğini, ayrıca davalının 2001 yılı Ağustos ve Eylül ayları kira bedeli ile bu aylara ait aidat elektrik, su, doğalgaz bedelini ödemediğini, delil tespiti giderlerinden de sorumlu olduğunu, toplam 2.543.850.000 TL. nın tahsili için yaptığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın yenilenmiş bir vaziyette kiralanmadığını, önceki kiracının bıraktığı şekilde kiraladığını, 31.8.2001 tarihinde temiz ve boş olarak teslim ettiğini ve bu nedenle Eylül ayı kira bedeli ve aidatından da sorumlu olmadığını, zarar vermediğini, Ağustos ayı kirası ile aidatında davacıya verdiği depozitodan alınması hususunda anlaştıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, oturulan süre bakımından parke, duvar ve tavanlarda normal kullanım nedeniyle %50 tenzilat yapılması gerektiği, davacının talebinin mahrum kalınan kira bedeline yönelik olmaması ve davalının 2001 yılı Eylül ayında oturmaması nedeniyle bu ayın kirasından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacının Eylül 2001 ayı ile ilgili mahrum kaldığı kira bedelinden dolayı dava açmakta serbest olmak üzere davanın kısmen kabulüyle itirazın 1.506.330.000 TL. üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan kira sözleşmesinde, kiralanan şeyin sözleşme tarihindeki durumu "yeni bina" olarak belirtilmiş, özel şartların 6. maddesinde de dairenin kiracıya temiz olarak teslim edildiği geri teslim anında kiracının mecuru aynı şekilde temiz ve tüm demirbaşları ile birlikte hasarsız olarak kiralayana teslim edeceği kararlaştırılmış bulunmaktadır. Sözleşmenin anılan bu hükümleri dikkate alındığında davalının kiralanandaki hasarların tümünden sorumlu olduğunun kabulü zorunludur. Bu itibarla parke, duvar ve tavanlardaki tüm hasardan da davalı sorumludur. Mahkemece bu yön gözetilerek bu hasar kalemlerinin tüm bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu kalem isteklerden %50 indirim yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Davacı ve davalı arasında düzenlenen kira sözleşmesi 1.10.1996 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup her yıl yenilenmek suretiyle devam etmiştir. Kiralananın kira dönemi bitmeden 31.8.2001 tarihinde tahliye edildiği tarafların kabulündedir. Davalı kiracı, kira dönemi bitmeden taşınmazı tahliye ettiği için kural olarak kira dönemi sonuna kadar olan kira bedelinden sorumludur. Ne var ki, davacı kiralayanında taşınmazın boş kalmaması için azami çabayı göstermesi gerekir. Mahkemece düşüncesine başvurulan bilirkişiler taşınmazın dönem sonu olan 31.9.2001 tarihinden önce kiraya verilmesinin mümkün olmadığını bildirmişlerdir. Bu durumda taşınmazın tahliyeden itibaren bir ay içinde kiraya verilebileceğinin kabulü gereklidir. Mahkemece davacının mahrum kalınan kira bedeline yönelik bir talebi bulunmadığından bahisle davacının bu aya ilişkin mahrum kalınan kira yönünden dava açmakta serbestisine karar verilerek 2001 yılı Eylül ayına ilişkin talep reddedilmişse, davacının icra takibinde ve dava dilekçesinde 2001 yılı Eylül ayına ait kira bedelini talep etmesi karşısında ve çoğun içinde azda vardır. Kuralı uyarınca bu kalem isteğinde incelenerek hüküm kurulması zorunludur. Az yukarıda açıklandığı üzere bilirkişiler taşınmazın 31.8.2001 tarihinde tahliye edilmesinden sonra bir ay içinde kiraya verilebileceğini bildirdiklerine göre, davalının 2001 yılı Eylül ayı kira bedelinden de sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece bu yönler gözetilerek davacının 2001 yılı Eylül ayı kira bedeline ait talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy