(818 S. K. m. 390)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacılar, hissedarı oldukları taşınmazlardaki hisselerinin satışı için davalı İsmail S.'in oğlu Bahtiyar S.'e vekaletname verdiklerini, baba-oğulun muvazaalı olarak taşınmazları dünürü olan diğer davalı Cevat K.'a sattıklarını, bu satış bedelinden hisselerini almadıklarını, yapılan işlemlerin vekalet yetkisinin kötüye kullanılması ile gerçekleştiğini, vekil olan Bahtiyar'ın öldüğünü, taşınmazların ortaklığın giderilmesi davası sonucunda 3. kişiye satıldığını belirterek 3. kişinin satış bedeli olarak yaptığı ödemeden hisselerine düşen oranda 4.940.000.000TL.nin faizi ile davalılardan alınmasını istemişlerdir.
Davalılar, vekaletnamede verilen yetki nedeniyle satış işlemlerinin gerçekleştiğini, davacıların bedeli az buldukları için hisselerine düşen parayı almadıklarını belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davalılardan Cevat K. yönünden davanın reddine, davalı İsmail S. yönünden davanın kısmen kabulüne 4.760.171.000TL. nın dava tarihinden yasal faizi ile davalı İsmail S'ten alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiş; bu hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Davacılar murislerinden gelen hisselerinin satımı hususunda davalı İsmail S. oğlu müteveffa Bahtiyar S.'i vekil tayin ettiklerini, Bahtiyarın babası ile el ve işbirliği içerisinde vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazlardaki paylarını düşük fiyatla İsmail S.'e sattığını, İsmail'in satın aldığı payla kendi payını birleştirerek 2/9 payı diğer davalı Cevat'a kötü niyetle sattığı, açılan ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazların 3. kişiye satıldığını, 3. kişinin davalılara ödediği para üzerinden hisselerinin ödetilmesini istemişlerdir. Davalı İsmail S. ise Bahtiyar S.'in oğlu olup, sağlığında vekil sıfatı ile taşınmazları sattığını, tapuda yazılı satış bedelini davacılara ödemek istediğinde, davacıların bu parayı kabul etmediklerini, tapudaki bedeli ödemeye hazır olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiş, davalı Cevat'ta davanın reddini savunmuştur. Davacıların vekili olan Bahtiyar S.'in vekil sıfatı ile vekalet görevini iyi bir suretle ifa ile mükellef olduğu ve hesap verme yükümlülüğü BK.390. ve devamı maddeleri hükmü gereğidir. Satış parasının vekil Bahtiyar S. tarafından ödenmediği gibi alıcı İsmail tarafından da ödenmediği İsmail'in savunmasından anlaşılmaktadır. Davacıların vekili Bahtiyar ile davalı İsmail, baba-oğul olup bunlar el ve işbirliği halinde taşınmazların değerini gerçek değerinden az göstermek suretiyle satış yaptıkları davacılar tarafından iddia edildiğine göre mahkemece bu yön üzerinde durularak taşınmazlardaki davacılar paylarının davalı İsmail S.'e satıldığı 26.10.1995 tarihinde rayiç değerleri tesbit edilerek bu değer üzerinden davalı İsmail S. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2 - Davalılardan Cevat K. yargılamada vekil ile kendisini temsil ettirmiş ve bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu yön usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy