(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının 15.1.1997 başlangıç tarihli 10 yıl süreli sözleşme ile taşınmazda kiracı olduğunu, ekonomik kriz ve taşınmazın niteliği gözetildiğinde kira parasının çok düşük kaldığını, işlem temeli çöktüğünü ileri sürerek kira parasının aylık 3.000.000.000 TL.ye uyarlanarak tespit ve tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 15.1.1997 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesinin 5. maddesinde kira bedeline ikinci yıldan itibaren her yıl İstanbul Ticaret Odasının ilan edeceği yıllık toptan eşya endeksi ortalama artış oranı kadar zam yapılacaktır hükmü mevcuttur. Kira parasının gelecek yıllara intibakı sağlanmış olup, bu noktada boşluk bulunmamaktadır. Kural olarak sözleşmeye bağlılık esastır. Uyarlama daima yardımcı çözüm olarak düşünülmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun esas 1998/13-4, karar 1998/87 sayılı içtihadında belirtilen tüm ilkeler bir arada değerlendirilerek uyarlama koşullarının var olup olmadığı belirlenmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın nitelikleri ve çevresel koşullarda değişiklik olmadığı, ancak 4531 sayılı yasa ile artışın sınırlanması ve hükümetin kur politikasının değişmesinin öngörülemez hal olduğu açıklanmıştır. Enflasyonun kontrolü amacıyla çıkarılan 4531 sayılı kanun genel bir düzenleme olup, uyulması zorunludur. Öte yandan sadece dövizdeki artışın işlem temelini davacı aleyhine tahammül edilmez şekilde bozduğu kabul edilemez. Mahkemece uyarlama koşulları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy