(2004 S. K. m. 72)
Dava: Halil Şimşek vekili avukat Mehmet Sözer ile Abdullah Coşkun vekili avukat Sami Dündar aralarındaki dava hakkında Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.5.2002 tarih ve 862-460 sayılı hükmün Dairenin 21.11.2002 tarih ve 10408-12607 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacı, 19.9.2000 tarihinde davalıdan haricen 8000 dolar karşılığı satın aldığı aracın icra marifetiyle elinden alındığını, araç bedeli için 3000 dolar peşin, kalan kısım için senet verdiğini, ancak ödeme güçlüğü içine düşmesi nedeniyle davalı ile anlaşarak aracı davalıya iade edip senetleri aldığını, davalının 3000 doları iade etmediğini ileri sürerek 3000 doların faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 9.4.2001 tarihli protokolle aracı teslim alıp senetleri iade ettiğini, davacının protokolle kendisini ibra ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 9.4.2001 tarihli protokolle tarafların ibralaştıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı temyizi üzerine dairemizin 21.11.2002 gün ve 10408-12607 sayılı ilamı ile "...9.4.2001 tarihli protokolde senetlerin davacıya iade edildiği açıklanmış olmasına karşın, 3000 doların iadesine ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Bu haliyle ibranamenin davalı tarafından alınıp davacı tarafa iade edilen senetlere ilişkin olduğunun kabulü gerekir. İbraname kapsamında davalı tarafından alınan 3000 doların iade edildiğine ilişkin bir açıklık bulunmadığından, bu paranın davalı yedinde olduğunun kabulü gereklidir. Mahkemece davanın kabulü gerekir..." gerekçesiyle bozulmuş, dairemizin bozma ilamına karşı bu kez davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacının 8000 dolar karşılığı davalıdan haricen araç satın alıp 3000 dolar peşin, bakiyesi için senet verdiği, akabinde satımdan vazgeçen davacının aracı davalıya iade ettiği tarafların kabulündedir. Uyuşmazlık 9.4.2001 tarihli protokolle senetleri davacıya iade eden davalının aldığı 3000 doları da iade edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı, 9.4.2001 tarihli protokolle sadece senetlerin iade edildiğini iddia etmesine karşın, davalı bahsi geçen protokolle ibralaştıklarını savunmaktadır. Dosyaya sunulan ve taraflarca itiraz edilmeyen 9.4.2001 tarihli protokolde aracın iade edildiği, 8000 dolarlık senetlerin iade alındığı belirtilmiş ve ayrıca "birbirimizde hukuki yönden bir alacağımız kalmadı. Aşağıdaki şahitler huzurunda anlaştık ve hesaplaştık" cümlesinin yazıldığı ve altının taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır.
Bedeli ödenmediği takdirde araç üzerinde hapis hakkı bulunan davacının aracı iade ettiği zaman senetlerle birlikte peşinatı aldığının kabulü hayatın olağan akışına uygun olduğu gibi, protokolde yer alan (birbirimizde hukuki yönden bir alacağımız kalmadı, anlaştık ve hesaplaştık) cümlesinden de davacının peşinat olarak verdiği 3000 doları da aldığının ve hesaplaştıklarının kabulü zorunludur. 9.4.2001 tarihli protokol uyarınca tarafların ibralaştıkları kabul ve bu itibarla davanın reddine dair mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu ve bu nedenle onanması gerekirken, zuhulen 9.4.2001 tarihli protokolde yer alan (birbirimizde hukuki yönden bir alacağımız kalmadı, anlaştık ve hesaplaştık" cümlesinin gözden kaçtığı ve mahkeme kararının bozulduğu bu kez davalının karar düzeltme itirazlarının incelenmesi sonucu anlaşıldığından, davalının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, dairemizin 21.11.2002 gün ve 10408-12607 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin 21.11.2002 gün ve 10408-12607 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararının ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 2.920.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 7.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy