(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 356, 289, 290)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İsmail Akman avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı İsmail A.'a satmış olduğu zeytin karşılığı 20.3.2001 vade tarihli 1.593.000.000 TL bedelli bono aldığını, diğer davalının da senedi kefil olarak imzaladığını, bonoyu bankaya tahsile verdiğini, ödenmemesi üzerine iade aldığını, ancak bonoyu kaybettiğini, zayi nedeniyle açtığı iptal davasının mahkemece kabul edildiğini, alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, Muharrem Y. hakkında açılan davanın reddine, davalı İsmail A.'ın takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin bu borçlu yönünden kaldığı yerden devamına, takibe konu asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının İsmail A.'dan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı İsmail tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya sattığı zeytin karşılığı almış olduğu 20.3.2001 vade tarihli 1.593.000.000 TL bedelli bonoyu kaybettiğini, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, tahsili talebiyle bu davayı açmıştır. Davalı, davaya cevap vermemekle davayı inkar etmiş sayılır. Davalılar icra takibine yaptığı itirazında da akdi ilişkiyi kabul etmemiştir.
Davacı, davasını açarken temel borç ilişkisine dayanmıştır. İddiasını ispat içinde, Halk Bankası kayıtlarına ve ayrıca Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinde verilen hasımsız olarak zayii nedeniyle bononun iptali kararına dayanmıştır. Gemlik Halk Bankası bildirdiği cevabi yazıda, senedin borçlusunun İsmail Akman olduğunu bildirmiştir. Ancak senet bedeli ödenmediğinden, senedin davacıya iade edildiği görülmüştür. Davacının dayandığı zayii nedeniyle iptali kararı hasımsız olarak açıldığından davalıyı bağlamaz. Böyle olunca davacı, satım ilişkisini ve alacağını miktar itibariyle HUMK.nun 288. maddesi gereğince yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacı, davada inkar edilen temel ilişkiyi ve alacağının varlığını yazılı delillerle kanıtlayamamıştır. Miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez ve dinlenen tanık beyanlarına da davalının açık muvafakati olmadığından itibar olunamaz. Ne var ki davacı dava dilekçesinde ( vs. deliller ) demek suretiyle yemin deliline dayandığından davacıya, davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı İsmail Akman yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy