(818 S. K. m. 44, 98) (6570 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait mecuru karşılıklı anlaşma ile 7.7.2000 tarihinde tahliye etmesine rağmen davalının tahliye tarihinden dönem sonuna kadar ki kira bedellerinin tahsili için takip başlattığını öne sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, kiralananın tahliyesine muvafakat etmediğini, bu konuda davacı ile anlaşmalarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tahliye ve taşınmazın boş kalma süresi maddi olay kabul edilerek tanık beyanları gereğince tahliye konusunda karşılıklı anlaşmanın mevcut olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece, mecurun boşaltılması, maddi olgu kabul edilerek tanık beyanlarına göre hüküm kurulmuşsa da, kiralananın sözleşmeye aykırı olarak tahliye edilmesi maddi bir olay değil, hukuki bir olgudur. Hukuki olguların da tanıkla ispatı mümkün değildir. O halde davacıya bu iddiası konusunda tüm yasal delilleri sorulup hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Davacının bu iddiasını kanıtlayamaması halinde ise 6570 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince yenilenen kira sözleşmesi nedeni ile kiracı kural olarak dönem sonuna kadar ki kira bedellerinden sorumludur. Ne var ki Borçlar Kanunun 98. maddesi delaletiyle 44. maddesi gereğince kiralayanın, kiracının zararının artmasına neden olmaması, mecurun yeniden kiraya verilmesi için gerekli çabayı göstermesi gereklidir. Bu nedenle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurul aracılığıyla dava konusu taşınmazın tahliye tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen koşullarla ve aynı kira bedeli ile ne kadar sürede kiraya verilebileceği belirlenmeli, kiralananın yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar ki, kira bedellerinden dolayı kiracının sorumluluğu kabul edilmeli, bunun dışındaki takip miktarı bakımından davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz ardı edilerek tanık beyanları esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 3. bent gereğince ise davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy