(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 493)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılar aleyhine kira alacağının tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, davalılardan Mustafa D. kira sözleşmesini müştereken ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, 1999 yılı için aylık kira bedelinden 31.12.1999 tarihine kadar aylık %12 ve bu tarihten sonrası aylar için aylık %6 dan yapılan hesapla gecikme zammı ve kira alacağı olmak üzere toplam 729.600.000 TL. diğer davalı Harun'unda sözleşmeyi kendi adına imzaladığından icra takibine konu borcun tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, Harun A. yönünden takibin tamamı için, Mustafa Donat içinde 240.000.000 TL. kira, 489.600.000 TL. ceza olmak üzere 729.600.000 TL. için takibin devamı ile itirazın iptaline davalıların %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacının Temmuz 1998 ve Ağustos 1999 aylarına ilişkin kira alacağı hakkındaki itirazın iptali davasının reddine, davalı Mustafa D. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 1998 dönemine ilişkin 4 aylık kira bedeli ve gecikme zammı toplamı olan 476.800.000 TL. alacak hakkındaki bu davalının itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı Harun A. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, Eylül 1998-Aralık 1998 dönemine ilişkin kira alacağı ve gecikme zammı toplamı olan 1.417.840.000 TL. alacak hakkındaki itirazın iptaline, davalıların 476.800.000 TL. miktar yönünden müştereken sorumlu olduklarına, asıl alacak üzerinden ve kabul edilen miktar dikkate alınarak %40 inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Harun A.'ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı M. Donat'ın temyizine gelince; Davalı, kiracı ve kefil hakkında Temmuz 1998 ila 14.12.1999 dönemi kira bedeli ödenmediğinden alacağın tahsili için icra takibine girişmiş, davalıların vaki itirazı üzerine bu davayı açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi, 28.4.1998 başlangıç tarihli olup, kira süresinin bitim tarihinde 31.12.1998 dir. Davalı Mustafa D. iş bu kira sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. BK. 484 maddesi hükmüne göre kefaletin muteber olabilmesi, kefilin sorumlu olacağı belli bir miktarın gösterilmesi ile mümkündür. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı en yüksek tutarın gösterilmemesi halinde kefalet ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi için geçerlidir. Öte yandan davalının kefaleti, BK. 493. maddesi uyarınca sınırlı bir kefalettir. Çünkü bu kefalet, kira sözleşmesi ile sınırlıdır. Kiracı, kiralananı İcra Tetkik Mercii kararı neticesinde, icra marifetiyle 10.3.1999 tarihinde tahliye etmiştir. İcra takibine konu edilen aylıklardan, 31.12.1998 tarihine karar aylık kira bedeli kira süresine dahil olup, davalının yalnız 31.12.1998 tarihine kadar ki, kiradan sorumlu olacağı mahkemece kabul edilmiş ise de, BK. 493 maddesinde belirtildiği üzere, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay zarfında alacaklı icraya veya mahkemeye müracaatla hakkını takip etmezse, yahut takibatına uzun müddet ara verirse, kefil kefaletten beri olur. Davacının, kira sözleşmesinin süresi 31.12.1998 tarihinde bitmiş olmasına rağmen, kira sözleşmesinin bitiminden itibaren, BK. 493 maddesinde belirtilen bir ay içerisinde icra takibine girişmediği gibi, davada açmadığı anlaşıldığından ve sözü edilen madde belirtilen sürenin zaman aşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre olmasına nazaran mahkemece davalı kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekir. Aksi yazılı düşüncelerle kefil hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle Harun A'ın temyiz talebinin reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davalı Mustafa D. lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy