(818 S. K. m. 256)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı tarafından da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Bahadır Tekeş ile davacı vekili avukat İlhami Haykır'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı idareye ait otelin tadilat ve güçlendirme işi ile işletilmesine ilişkin yapılan ihaleyi kazanıp 4.12.2000 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının işin keşif bedelini 350.000.000.000 TL olarak saptadığını, ancak davalının bir süre sonra yeni bir proje yapılmasını istediğini, yaptıkları projenin idarece kabul edildiğini, ancak tasdik edilen projenin maliyetinin yüksekliği sebebiyle iş programının kendilerine verilmemesi sonucu ihaleye ilişkin işin sonuçlanamadığını, bu süre zarfında yaptıkları imalatların idare tarafından kabul edildiğini, sözleşmenin davalının tutumu nedeniyle bozulduğunu ileri sürerek imalat bedeli olarak 132.410.063.985 TL, KDV.si 28.833.811.517 TL teminat olarak verilen 75.708.000.000 TL ve güvence parası 7.010.000.000 TL olmak üzere toplam 243.961.875.502 TL.nın faiziyle beraber tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının yükümlendiği işi 31.12.2001 tarihine kadar bitirmeyi taahhüt ettiğini, ancak davacının bu taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmenin davacının tutum ve davranışları nedeniyle bozulduğunu, sözleşmenin bozulmasına kusuruyla sebebiyet veren davacının herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin bozulmasına kusurlu davranışı ile sebep olan davacı tarafın sadece imalat bedelini talep edebileceği benimsenmek suretiyle 156.243.875.502 TL.nın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, teminat ve güvence bedeli olarak verilen miktarların davalı lehine hazineye gelir kaydına karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında imzalanan otel kira sözleşmesinin 8. maddesinde kiracı ayrıca 1 aylık kira tutarı olan 7.010.000.000 TL güvence bedeli vermiştir. Kiracı vermiş olduğu güvence bedeli ve teminatları vadesi gelen kirasına, hasar tazminatına, aleyhine yapılacak takiplerin masraflarına mahsubunu isteyemez hükmü mevcut olup, ayrıca bu sözleşmenin eki niteliğinde bulunan otel kira şartnamesinin 17. maddesinde de kira sözleşmesinin sonunda veya kira sözleşmesinin tek taraflı feshi halinde kiracıdan idarece görevlendirilecek bir komisyonca mahallinde daha önce teslim edilirken tutulan tutanağa yazılan demirbaş ve diğer malzemeler kontrol edilerek geri alınır. Tesellüm sırasında noksanlıklar var ise tespit edilerek kiracıya tamamlattırılır. Tamamlayamaz ise bedelleri tahsil edilir. Kiracı bu noksanlıkların bedellerini vermekten imtina ederse bu miktarlar kendisinden alınan güvence bedelinden tahsil edilir hükmü getirilmiştir. Yukarıda anılan sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça verilen güvence bedelinin otelin faaliyete geçmesi durumunda kira sözleşmesinin sonunda veya kira sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi halinde sürenin bitiminden önce davacıya verilmiş bulunan demirbaş ve diğer malzemelerde noksanlıklar bulunması halinde bu noksanlıkların bedelinin güvence bedelinden karşılanacağının kararlaştırılmış bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki güvence bedelinin, mahkemenin kabulünün aksine cezai şart olarak kabulü mümkün değildir. Davalı taraf, sözleşmenin başlangıcında davacıya bir tutanak düzenlenerek demirbaş ve malzeme teslim edildiğini, bu malzemelerin eksik olduğunu iddia ve ispat edememiştir. Sözleşme başlangıcında davacı tarafa tutanakla teslim edilmiş demirbaş eşya ve malzeme bulunduğu ve bunların eksik bulunduğu iddia ve ispat edilmediğine göre bunları güvence altına almak için davacı tarafça verilen güvence bedeli sözleşmenin de feshedilmiş bulunması nedeniyle davacıya iade edilmelidir. Mahkemece bu yön gözetilerek davacının ödediği güvence bedeline ilişkin istemin kabul edilmesi gerekirken bu kalem isteğin de reddine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 26.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy