(743 S. K. m. 634) (4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Mustafa Özçelik ile davacı vekili avukat Necati Baba'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 21.8.1996 tarihli harici satış sözleşmesi ile kendisine ait duble dairenin 87.500 dolar bedelle davalıya satılması konusunda anlaştıklarını, davalının 5000 dolar kaparo verdiğini ancak, sözleşme şartlarına uymayarak bakiye satış bedelini ödemediğini ve sözleşmenin harici yapılmasından yararlanarak verdiği 5000 doların da istirdadı için açtığı dava sonunda bu paranın iadesine karar verildiğini ancak, kendisinin bu sözleşme ile bağlı kalarak daireyi bir başkasına satma şansını yitirdiğini satış tarihinde 87.500 dolar eden dairenin şimdi 50.000 dolara dahi satılamadığını ileri sürerek fazlası saklı 8000 dolar zarar ziyanının tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 8000 doların dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, harici satış sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı munzam zararın tahsilini istemiştir. Taraflar arasında düzenlenen 21.8.1996 tarihli harici satış sözleşmesi, tapuda kayıtlı taşınmazın mülkiyetinin naklini içerdiğinden MK. 634. (yeni MK. 706) BK. 213 ve Tapu Kanunun 26. maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz sözleşme nedeniyle, taraflar, ancak aldıklarını sebepsiz iktisap kuralları gereğince karşılıklı olarak ve aynı anda iade etmekle yükümlüdürler. Bunun dışında her hangi bir talepte bulunamazlar. Açıklanan nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy