(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 125)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali takibin devamı ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Cengiz G. geldi davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirkete 1996 ve 1997 yıllarında mısır sattığını, diğer davalı şirket yetkilisinden belge aldığını, alacağının ödenmemesi üzerine yapmış olduğu icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, borçlu olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, şirket hakkındaki davanın husumetten, Sabri H. hakkındaki davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirkete mısır sattığını ve alacağına karşılık şirket yetkilisinden dosyaya ibraz ettiği adı yazılı belgeyi aldığını ayrıca şirkete ait 6 adet kantar fişi olduğunu bildirmiştir. Davalı Sabri H.'nın, diğer davalı şirketin imzaya tek başına yetkili müdürü olduğu dosyada mevcut 11.6.1997 tarihli imza sirküleri ile sabittir. Dosyaya ibraz edilen adı yazılı belge inkar edilmemiştir. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan bu belgeye dayanılarak tanık dinlenebilir. Dinlenen davacı tanıklarının samimi inandırıcı birbirinin beyanlarını tamamlayıcı ve doğrulayıcı ifadelerinden mısır satımının gerçekleştiği bedelin ödenmediği anlaşılmıştır. Ayrıca satım tarihinden itibaren dava tarihine kadar 4 yıl geçmiş olup taraflar arasındaki ilişki satım akdi olup, BK. 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan olayda zamanaşımı da dolmamıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy