(818 S. K. m. 162, 355)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 35.000 DM'ye davalıdan bir daire satın aldığını, satış bedelinin 26.000 DM'sini peşin ödediğini, sözleşmede dairenin 2000 yılı sonunda tamamlanacağının kararlaştırıldığını olmadığı takdirde davalının kendisine her yıl için 2000 DM cezai şart ödeyeceğini, dairenin 2000 yılı sonunda teslim edilmediğini, ileri sürerek akdin ifasına kadar gecikme cezası olarak ödemesi gereken yıllık 2000 DM'nın 01.01.2001 tarihinden itibaren tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı sözleşmenin adi sözleşme olduğu, cezai şart isteminin yasal koşulları oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış akdinden ve edimini yerine getirmeyen davalının taahhüdünden kaynaklanmaktadır. Mahkemece, davacının dayandığı sözleşmenin adi sözleşme olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş, davacı vekilinin 22.7.1998 tarihli beyanı esas alınmıştır. Oysa davalının dava dışı 3. kişi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi olması halinde yapılan satış yazılı olduğundan BK. 162 maddesi gereği alacağın temliki hükümlerine göre geçerlidir. Geçerli satımlarda tarafların kararlaştırmaları yek değerini bağlar. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadığı gibi, dava konusu taşınmazların tapuda kayıtlı olup olmadığı, tapuda kayıtlı ise kim adına ne sebeple kayıtlı bulunduğu da araştırılmamıştır. Taşınmazın tapusuz olması halinde haricen düzenlenen satış sözleşmesinin de salt bu nedenle geçerli sayılmaması da usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece değinilen yönler gözetilerek gerekli inceleme ve araştırma yapılıp bunlara ilişkin kayıtlı belgelerin değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy