(818 S. K. m. 161) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı taraflar arasında 2.2.2001 günlü sözleşme ile kablosuz ses yayın sistemine ilişkin araçların satışı ve montajın yapıldığını, sözleşmede yer alan malzemelerin faturalarla teslim edildiğini, davalıların fatura bedelini ödemediklerini, icra takibine geçildiğini davalıların asıl alacaktan 1.500.000.000 TL. bölümünü kabulle ödediklerini, bakiye asıl alacak ile gecikme cezasına itiraz ettiklerinden, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini istemiştir.
Davalılar, davacıya 3.174.396.000 TL. ödeme yapıldığını başka borçlarının olmadığını, davalı Burhanettin sözleşmede taraf olmadığı için husumet yöneltilemeyeceğini davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne icra dosyasındaki davalının itirazının 695.150.000 TL. bedel yönünden iptaline, takibin devamına, 695.150.000 TL. asıl alacak için 21.2.2001 icra takip gününden itibaren davacının talebine göre %70'i geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına davacının 2.229.500.000 TL. işlemiş olup, fazlaya ait asıl alacak ve ceza 1.534.400.000 TL.'lik %40 maddi giderim isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların temyiz itirazlarının bütün davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 2.2.2001 günlü sözleşmenin 4. maddesinde sistemin kurulduğu anda ödemelerin peşin yapılacağı kararlaştırılmıştır. Aynı sözleşmenin 7. maddesi ise ödemelerden herhangi birinin zamanında yapılmaması halinde toplam sözleşme bedelinin %30'u kadar cezai şartın davacı şirkete ödeneceği ve geciken ödemeler için aylık faiz oranının %25 olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yine dosyada yer olan 5.2.2001 günlü tutanak davacının edimini yerine getirdiği ve cihazların davalı Belediye başkanı tarafından teslim alındığı açık ve belirgindir. Az yukarda açıklanan sözleşmenin 4. maddesi gereği kural olarak paranın sistemin kurulduğunda ödenmesi gerekir. Davalılar kararlaştırmanın aksine parayı zamanında ödememişlerdir. Sözleşmenin 7. maddesinde de kararlaştırılan cezai şart, ifaya ekli cezai şarttır. Dolayısıyla bunun sözleşmeyi ihlal eden davalıdan istenmesi doğaldır. Ne var ki BK.nun 161/son maddesine göre hakim fahiş bulduğu cezai şartı tenkis edebilir. Bu yönün hakim tarafından doğrudan gözetilmesi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu (edimini) yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı menfaat borçlunun kusur derecesi dikkate alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Karar bu sebeple bozulması gerekir.
3- Dava konusu alacak sözleşmeden kaynaklanmakta olup, likit ve muayyen olduğuna göre, mahkemece İİK. nun 67. maddesi hükmü gereğince davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte yazılı sebeplerle davalıların bütün temyiz itirazlarının, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. no.lu bentte açıklanan sebeplerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine 12.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy