(1086 S. K. m. 275) (2004 S. K. m. 67) (6183 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hazine, kendisine ait kum ocağını 21.9.1995 tarihli 5 yıllık kira sözleşmesi ile davalıya kiraladığını, sözleşmeden doğan para borcunu ödemediği için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek davalının vaki itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, kira borcunu ödemediğini, ancak deprem nedeniyle borcun takside bağlandığını, ancak toplamı üzerinde takip yapılmasının doğru olmadığını, borca yasal faiz uygulanması gerektiğini, 6183 sayılı kanun hükümlerinin uygulanamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.152.721.102 TL asıl alacak ve 13.671.479.980 TL gecikme zammı üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı icra dosyasına sunduğu 24.5.2001 günlü icra takibine kısmi itiraz başlıklı itiraz dilekçesinde borca itirazı olmadığını, ancak mücbir sebep ve müzayaka hali nedeniyle borcun ertelendiğini ve bilahare takside bağlandığı için ödenemediğini borcun toplamı üzerinden takip yapılmasına, uygulanan faiz miktarına itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz dilekçesi bir bütün olarak incelendiğinde davalının anaparanın daha az olması gerektiği yönünde bir itirazı bulunmamaktadır. Davalının itirazının esasını, Yalova'nın deprem bölgesi olması ve deprem bölgesindeki kamu kuruluşlarına borçları olanların borçlarının ertelendiği ve takside bağlandığı için topluca takibe konamayacağı ve 6183 sayılı kanun hükümlerince faiz ve gecikme zammı uygulanamayacağı konusu oluşturmaktadır. Mahkemece anaparanın bir bölümü hakkında verilen kararı temyiz etmemek suretiyle de kararın gerekçesi benimsenmiştir. Buna göre takibe konu ana kira alacağına bir itirazı olmadığına göre anaparanın takipte yazılı miktarı üzerinden kabulü ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilen kira miktarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Taraflar arasında ihale sonucu düzenlenen 21.9.1995 başlangıç tarihli 5 yıllık kira sözleşmesi ve şartnamesinin 2/c maddesinde kiranın 3'er aylık dönemler halinde peşin ödeneceğini, vadesinde ödenmezse 6183 sayılı kanunun 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanarak tahsil edileceği kararlaştırıldığından, kararlaştırılan faiz oranının uygulanarak anaparayla birlikte yapılan takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı gerekçelerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte yazılı gerekçelerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy