(6570 S. K. m. 11) (6762 S. K. m. 18/1) (818 S. K. m. 18, 19)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı şirket, mülkiyeti davalıya ait taşınmazda 15.5.1997 tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık 2000DM. kira bedeli ile kiracı olduğunu, ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle edimler arasındaki dengenin aleyhlerine bozulduğunu ileri sürerek, aylık kira bedelinin 700DM. karşılığı olan 420.000.000TL.na uyarlanmasına, depozito olarak verilen 1008DM.nin iade tarihindeki karşılığı Türk Lirasının Banka teminat mektubu ile değiştirilerek iadesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece aylık kira bedelinin 767.30 Euro karşılığı Türk Lirasına uyarlanmasına, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 15.5.1997 tarihli olup 3 yıl sürelidir. Bu dava ise 25.1.2002 tarihinde açılmıştır. Sözleşmenin son bulduğu 15.5.2000 tarihinden sonra, 6570 sayılı yasanın 11.maddesi hükmünce ve bir yıllık süreyle devam ettiği çok açıktır. Dava da, bir yıllık kira sözleşmesine dayanmaktadır. Hal böyle olunca sözleşmenin kısa süreli hale dönüştüğünde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Kısa süreli kira sözleşmesine dayanarak işlem temelinin çökmesi esasına dayanan sözleşmenin yeni koşullara uyarlama davasının dinlenme olanağı yoktur.Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Öte yandan, ülkemizde yıllardır süren enflasyon, eşya fiyatlarındaki beklenilenin üzerindeki artışlar, Türk parasının yabancı paralara karşı sürekli değer kaybetmesi, toplumun yaşamını ağırlaştırmakta ve huzursuzluk kaynağı olmaktadır.İşte bu açık olgu karşısında, kiralayan mal sahiplerini, enflasyonun rizikolarından korunmak amacıyla, dövize endeksli kira sözleşmeleri düzenledikleri bir gerçektir. Somut olayda, Şubat 2001 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından, kısa süreli hale dönüşen kira sözleşmesinin 15.5.2001 tarihinde yenilendiği ve 25.1.2002 gününde de kira bedelinin uyarlanması davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı TTK.18/1 maddesi hükmüne göre tacir olup, aynı yasanın 20.maddesine göre ticarethaneye ait faaliyetlerinden dolayı basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Yabancı para karşısında sürekli değer kaybeden, Türk Parası yerine döviz ile sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması da kabul edilemez. Davacının bunu tahmin etmesi gerekir. Kaldı ki sözleşmenin yenilendiği 15.5.2001 gününden bu davanın açıldığı 25.1.2002 gününe kadar, uyarlamanın koşullarından olan işlem temelinin çöktüğü olgusunu da davacı kanıtlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1.ve 2.bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy