(818 S. K. m. 91, 256) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde 01.03.1998 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının fahiş kira bedeli istemesi nedeniyle akdi feshettiğini sözlü olarak bildirip, işyerini Şubat ayı sonunda tahliye ederek, anahtarını teslim ettiğini, buna rağmen davalının Mart ayı kira bedeli ile boş kalan dönemlerin kira bedelinin tahsili için hakkında icra takibine giriştiğini, işyerinin yeniden kiraya verilebilmesi için de bir çaba göstermediğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takip miktarının % 40'dan az olmamak kaydı ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kiralananı tahliye etmediğini, anahtarın davacı kiracı yanca kendisine teslim edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının sorumlu olduğu 105.000.000 TL kira bedeli düşüldükten sonra, icra tehdidi altında 3. İcra Müdürlüğünün 2000/666 esas sayılı dosyada ödediği 54.000.000 TL. nin 4.4.2002 tarihinden 1. İcra Müdürlüğünün 2000/3190 esas sayılı dosyasına ödediği 685.000.000 TL. nin 15.11.2001 tarihinde ve 367.000.000 TL. nin 6.6.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı, her ne kadar 2000 yılı Şubat ayı sonunda davalıya ait işyerini tahliye ederek, anahtarını da teslim ettiğini, bu nedenle davalıya kira borcu olmadığını, icra tehdidi altında ödediği bedelin istirdadını bu davada istemiş ve mahkemece de tanık dinlenerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulamaz. Kiracının kira borcundan kurtulabilmesi için kiralananı, kiralayana teslim ettiğini ispat etmesi zorunludur. Kiracı, kiralananı kiralayana teslim etmedikçe kira parasından sorumludur. Kiracının anahtarı, davalı kiralayana teslim ettiğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Bu işlerin, miktar ve değeri itibariyle tanıkla ispat edilemez. Davacı kiracı, kiralananı ve anahtarı davalı kiralayana teslim ettiğini iddia ve ispat edememiştir. BK.nun 91. maddesi hükmü uyarınca tevdi mahalli tayin ettirmedikçe borcundan kurtulmuş sayılmaz. Bu durumda, kira sözleşmesinin devam ettiğinin ve davacı kiracının da kira parasından sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece bu yönler gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, isteğin bir bölümünün kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy