(818 S. K. m. 162)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalının avukat olarak yaptığı icra takibiyle, takip edilen alacağı temlik aldığını, davalının söz konusu takip nedeniyle borçludan tahsil ettiği paraları ve icra masrafı olarak adına bankaya yatırılan paraları masraf olarak kullanmamasına rağmen kendisine ödemediğini iddia ederek toplam 2.500.000.000 TL.nin reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı mahkemenin yetkisine itiraz etmiş ayrıca cevap dilekçesi ekinde verdiği ibraname fotokopisinde belirtildiği üzere dava konusu alacakla ilgili olarak alacağı temlik eden müvekkili tarafından ibra edilmiş olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece verilen ara kararı ile süresinde yapılmayan yetki itirazının reddine karar verilmiş, ayrıca yaptırılan bilirkişi incelemesine dayanılarak, 1.270.784.000 TL için davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı dava dışı M. Ç. Ş.'in icra dosyasındaki alacağını temliken aldığını, bu şahsın vekili olan davalının dosya alacağını tahsil edip, müvekkiline bu durumu haber vermediği gibi ödemede de bulunmadığını bildirerek, davalının dosya borçluğundan tahsil ettiği paranın tahsili için bu davayı açmıştır. Davacı alacağın temliki hukuki sebebine dayanmaktadır. Davacının dayandığı temlikname ivazsız olduğu gibi, şayet vekil olarak davalı temliknameden önce para tahsil etmişse, tahsil ettiği parayı ancak kendi dava dışı müvekkili davalıdan talep edebilir. Ayrıca temlik eden vekili ile olan ilişkisinden doğan haklarını da temlik etmediğinden davacı davalıdan herhangi bir talepte bulunamaz. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy