(2675 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 66)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Nevzat Koyuncu ile davalı vekili avukat Cihan Savaşan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının eşinin Hollanda'da işçi olarak çalışırken vefat ettiğini, bunun üzerine Hollanda yasalarına göre dulluk maaşı bağlayıp, çocuk yardımı gönderdiklerini, davalının 22.2.1998 gününde başka bir şahısla evlenmesine rağmen bu durumu kendilerine bildirmediğini, 1.3.1988 tarihi itibariyle davalının maaşını kestiklerini ileri sürerek ödedikleri toplam 52.803 Hollanda guldeni karşılığı olan 2.705.300.000 TL. nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, B.K.nun 66. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ibraz ettiği vekaletnamesi ile bu davayı takibinin mümkün olmadığını, belirtilen tarihte üçüncü şahısla evlenmesinin doğru olduğunu ancak tekrar boşandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, olayda Hollanda yasaları uygulanması gerektiği için Türk Kanunlarında öngörülen zaman aşımının uygulanamayacağı o nedenle davalının zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı ancak verilen kesin süreye rağmen davacının verilen kayıt ve belgelerin asıllarını ve tasdikli suretlerini ibraz edemediği ve böylece iddiasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmış bulunmasına, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki yasanın 26. maddesine göre olayda Hollanda Yasalarının uygulanmasının gerektiğine ve Hollanda yasalarına göre de zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı bu davasında 6.9.1991 tarih ve Afd.4/A 124701 sayılı kararına, davalının bu karara karşı açtığı Amsterdam Asliye Mahkemesinin A 91/16182/10 sayılı kararına hesap döküm listesine ve 2.3.1993 tarihli yazısına dayanmak suretiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerince davacıya haksız yere ödediği paranın istirdadını istemiştir. Davalı ise savunmasında alacağın zamanaşımına uğradığını, üçüncü şahısla tekrar boşandığını, dile getirerek davanın reddini talep etmiş olup, davada dayanılan belgelerin sahte olduğu veya kendisine ödenen paranın talep edilen miktar kadar olmadığı yönünde bir itirazı bulunmamaktadır. Açılan dava tanıma veya tenfiz türünden bir dava olmadığı, davada dayanılan belge ve yabancı mahkeme kararının kapsamına da davalının bir itiraz bulunmadığı için belge asıllarının veya tasdik edilmiş suretlerinin ibrazına gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki anılan belgelerin tasdikli suretleri ve mahkemece tercüme ettirilmiş örnekleri de dosya içindedir. Öte yandan mahkemece, davacıya 3.4.2001 günlü oturumda dayandığı belgelerin asıllarını ve tercümelerini ibraz için 20 günlük süre verilip, bilahare bu süre bir sonraki oturuma kadar uzatılmış ise de verilen sürenin kesin olduğu ara kararında belirtilmediği gibi kesin süreye uyulmamasının yaptırımının ne olacağı da aynı kararda gösterilmemiştir. Bu durumda davacıya usulüne uygun olarak verilmiş bir kesin sürenin varlığından bahsedilmesi de olanaklı değildir. Hal böyle olunca mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 07.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy