(818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Can Ali Dirican ile davacı vekili avukat Neşet Yıldırım'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketten 1.6.2000 tarihinde 210.000 DM. karşılığı biçerdöver satın aldığını, 30.000 DM. peşin ödediğini, faturanın TL. olarak tanzim edilmesine rağmen bakiye borcun DM. olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, kalan borç için 5 adet senet düzenlendiğini, 25.12.2000 tarihli ve 35.000 DM. bedelli senede mahsuben 33.000 DM. ödediğini, ancak ekonomik kriz nedeniyle dövizin aşırı değer kazandığını ve bunun beklenmeyen durum olduğunu ileri sürerek, taksit ödemelerinin devalüasyondan önceki kur üzerinden 1 DM. ın 324.275 TL. ödemesi şeklinde uyarlanmasını istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davalı şirketin dövize endeksli geri ödemeler bakımından TL. cinsinden ödemeler önermediği, satış sözleşmesinde de bu yönde hüküm bulunmadığı gerekçesiyle ve alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 5.5.2001 vadeli 5000 DM. bedelli bononun 1.675.000.000 TL., 25.12.2001 vadeli 50.000 DM. bedelli bononun 18.210.900.000 TL., 25.12.2002 vadeli 45.000 DM. bedelli bononun 18.684.360.000 TL., 25.12.2003 vadeli bononun 21.300.165.000 TL. üzerinden ödenmek üzere uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında biçerdöver alım satımı olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi davalı şirketin faturayı Türk Parası üzerinden düzenlemesine rağmen, peşinatın DM. olarak ödendiği ve bakiye borcunda DM. olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı da uyuşmazlık konusu değildir. Davacı davalı şirketten satın aldığı biçerdövere ait faturanın TL. olarak düzenlendiğini, ancak peşinat ve taksit ödemelerinin DM. olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, ne var ki 2001 yılı şubat ayında ortaya çıkan ekonomik krizin beklenmeyen hal oluşturduğunu ve dövizdeki aşırı artış sonucu senetleri ödeme olanağının bulunmadığını ileri sürerek ekonomik krizden önceki DM.ın kur bedelinin esas alınarak ödemelerin TL. olarak uyarlanmasını istemiştir. Hemen belirtmek gerekir ki salt ekonomik krizin varlığı taraflar arasında düzenlenmiş bulunan satım ilişkisinin uyarlanmasını gerektirmez. Satışa ve davaya konu biçerdöver ithal olup satış tarihinde davacıya teslim edilmiş olup bu keyfiyet ifanın ani edimi niteliğindedir. Satışa konu biçerdöver satış anında davacıya teslim edildiğine ve halende davacının elinde bulunması nedeniyle, ekonomik kriz sonucu Türk Parasının döviz bazında değer kaybetmesi davacı elinde bulunan biçerdöverin değerinde bir etki yaratmaz. Değişik anlatımla biçerdöver döviz bazında değer kazanmadığı gibi Türk Lirası bazında da değer kazanmıştır. Bu itibarla işlem temelinin çöktüğünün hukuken kabule olanak bulunmamaktadır. Bundan ayrı olarak, uyarlama koşullarının varlığı halinde ancak kararlaştırılan döviz üzerinden yapılabilir. Döviz üzerinden kararlaştırılan satış bedelinin TL. olarak uyarlama yapılması da doğru değildir. Az yukarıda değinilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece uyarlama koşullarının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy