(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, abonesi olduğu telefonu Haziran ayında 1.026.990.000 TL. Temmuzda ise 1.938.500.000 TL. ücret tahakkuk ettirildiğini, bu kadar konuşma yapmasının mümkün olmadığını, itirazı üzerine 325.000.000 TL.lık kısma ilişkin doküman verildiğini ileri sürerek 2.995.490.000 TL. fatura borcundan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, sözleşme ile kendi kayıtlarının kayıtsız şartsız kabul edileceğinin kararlaştırıldığını, hatta herhangi bir arıza bulunmadığını, 900.lü hatlara açık olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosya arasında bulunan Cumhuriyet Savcılığının 2002/1987 hazırlık numaralı soruşturma dosyasında, davalı idarenin 16.8.2002 tarihli yazıyla, 6.5.2002 tarihi ile 2.7.2002 tarihleri arasında santralde ayrıntı içeren cihaz olmadığı için haziran ayı dökümanı verilmesinin teknik yönden mümkün bulunmadığının bildirildiği görülmektedir. Kural olarak abone olan şahıs konuşma ve diğer ücretlerden sorumludur. Ne var ki bu tür bir hizmet veren kurumunda abonenin ne kadar konuşma yaptığına konuşmaların süresi ve ücretine ilişkin bilgileri ve dokümanları bulundurması zorunludur. Santralde doküman veren cihazın bulunmasına rağmen, konuşmalarla ilgili ayrıntıyı veremeyen davalı kurum sadece ayrıntısını verdiği konuşma ücretini isteyebilir. Ayrıntı veren cihazın arızalı olması nedeniyle çalışmaması bu sonucu değiştirmez. Aksine bir düşünce davalı idarenin keyfi davranmasına yol açabilecek nitelikte olup, keyfi davranışı da hukuk düzeninin korumayacağı izahtan vabestedir. Ayrıca hemen belirtmek gerekir ki, taraflar arasındaki sözleşmenin 25. maddesinde PTT kayıtlarının delil olma niteliği belirlenmişse de, bu hükmün uygulanabilmesi için davalı kurumun üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesi ve kayıtları düzenli olarak tutması gereklidir. Mahkemece, davalı idareden söz konusu faturaların ait bulunduğu dönemleri kapsayan şekilde davacının konuşmalarını içerir kayıtlar getirtmeli, davalı idarenin bildireceği ayrıntılı konuşma listesindeki dava konusu döneme ait konuşma ücretlerinden davacının sorumlu olacağı kabul edilmeli, davacının davadaki talebi de gözetilerek ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak davacının sorumlu olacağı miktar belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy