(818 S. K. m. 61) (1086 S. K. m. 38, 39)
Dava: Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Aynur Sökmen geldi davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, sınır ticaret kapsamında yurt dışından motorin ithal edebilmek için alması zorunlu ve gerekli olan uygunluk belgesini alabilmek için davalı Ağrı Valiliği tarafından kendisinden para istendiğini, istenen parayı yatırdığını, ancak daha sonra bu paranın istenmesinin yasal olmadığının açılan davalar sonucunda anlaşıldığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.000.000 TL. nın faiziyle beraber tahsilini istemiştir.
Davalı Ağrı Valiliği vekili yargılamaya iştirak ederek davanın reddini dilemiş müdahale talebinde bulunan Maliye Hazinesi de davalı Ağrı Valiliğine husumet yönetilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, uygunluk belgesi verilmesi için davacıdan para alınmasının yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, müdahil Maliye Hazinesi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı sınır ticareti yapmak üzere petrol ithal edebilmek için yaptığı başvuru sırasında davalı Valilikçe istenmesi üzerine davalının banka hesabına değişik tarihlerde para yatırdığını, ancak bunun yasal dayanağının olmadığını bildirerek bu davayı açmıştır. Davacının davası Bakanlar Kurulunca çıkartılan sınır ticareti ile ilgili kararnameye dayanmaktadır. Çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararlarında da sınır ticareti yapmak için, sınır ticareti belgesinin alınmasının zorunlu olduğu ve bu belge ile ilgili şekil ve esasların Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca belirleneceği, Bakanlar kurulu kararını Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu bakanlığın yürüteceği belirtilmiştir. Hazine ve dış ticaret müsteşarlığı devlet Bakanlığına bağlı olup, genel bütçeye dahildir. Dava açılırken Ağrı Valiliği davalı olarak gösterilmiş, dava dilekçesi Valiliğe tebliğ edilmiş, Ağrı Valiliği adına vali tarafından, vekalet verilen avukat tarafından Ağrı Valiliği davalı olarak yargılamada temsil edilmiştir. Açılan davada gerçek hasmın, davalının, hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık olduğu anlaşılmış olup, valiliğe husumetin yöneltilmesi temsilcide yanılmadır. Öte yandan genel bütçeye dahil devlet dairelerini adliye mahkemelerinde temsil etme yetki ve görevi 4353 sayılı yasa ile hazine avukatlarına aittir. Mahkemece ilgili Bakanlığa tebligat yaptırılıp, gerçek hasmın temsilcisi olan hazine vekili huzuru ile davaya devam olunması gerekirken, Ağrı Valisinin, valiliği temsilen vekalet verdiği avukatın huzuru ile yargılamaya devam olunup karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 31.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy