(743 S. K. m. 643) (4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 30.4.1996 tarihli haricen düzenlenmiş taşınmaz satışı sözleşmesi gereğince 3200 dolar karşılığı 240.000.000 TL ile 90.000.000 TL gecikme faizi ödediğini, bilahare sözleşmeden vazgeçildiğini, ödediği 4400 dolar karşılığı 5.427.620.000 TL. nin tahsili için başlattığı icra takibine davalının 330.000.000 TL borcu kabul ederek bakiyeye itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçersiz olduğunu, dolar bazında ödeme yapılmadığını, 330.000.000 TL aldığını ve bu miktarı icra dosyasında kabul ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, denkleştirici adalet kuralları gereğince 330.000.000 TL. nin takip tarihine kadar ulaşacağı değer hesaplatılarak 4. 219.173.795 TL. nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıdan haricen daire satın almak üzere 30.4.1996 tarihinde peşinat olarak 240.000.000 TL ödediği, daha sonra ödemesi gereken 1.000.000.000 TL. yi ödemeyip (10.6.1996 tarihinde) sadece 90.000.000 TL faiz ödediği ancak bilahare davacının sözleşmeden vazgeçerek harici satım sözleşmesinin gerçekleşmediği dosya kapsamı ile anlaşıldığı gibi taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, ödediği 330.000.000 TL. nin ödeme tarihi itibariyle 4400 dolar tuttuğunu bildirerek bunun karşılığının tahsili için yaptığı icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açmış, daha sonra davasını alacak davası olarak ıslah etmiştir. Davacının dayandığı satış sözleşmesi haricen düzenlenmiş olup, taşınmaz mülkiyetini geçirmeyi içeren bir sözleşme olduğundan MK. nun 643 (Yeni MK.706), BK.213 ve Tapu Kanunu 26. maddeleri gereğince geçersizdir. Bu halde taraflar aldıklarını aynı anda karşılıklı olarak birbirlerine iade ile yükümlüdürler. Harici satışa konu olan daire davacıya teslimde edilmemiştir. Davacı bilahare bu satıştan vazgeçtiğine göre ancak ödediği 330.000.000 TL.yi isteyebilir. Davalı tarafından 330.000.000 TL. nin de davacı tarafından yapılan icra takibi sırasında 4.6.2001 tarihinde icra dosyasına yatırıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının yaptığı ödeme nedeniyle davalıdan isteyebileceği bir miktar kalmamıştır. Davacı, davalı yedinde kalan parasının, iadesini istememekte kendisi kusurludur. Kendi kusuruna dayanarak kimse herhangi bir hak talebinde bulunamaz. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy