(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kira tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat A. Sökmen gelmiş, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait, gümrük sahasında bulunan 8 nolu taşınmazda kiracı olduğunu, sözleşme uyarınca 4. yıl kira parasının rayice göre belirlenmesi gerektiğini, aralarında uyuşmazlık çıktığını ileri sürerek 4. yıl aylık kira bedelinin 3.527.040.000 TL. olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira bedelinin sözleşmeye uygun belirlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinin 13. maddesinde yazılı 4. yıl kira parasının tayin ve tespitinde toplanmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 13. maddesinde 4. yıl kira bedeli rayice göre idarece yeniden takdir edilecektir denilmiştir. Taraflar 4. yıl için belli bir kira parası ya da bunun tespiti için belli bir yöntemi veya oranı yada kararlaştırılabilecek başka bir değeri sözleşmede belirlememişlerdir. Davalı sözleşme ile kendisine tanınan 4. yıl kirasını belirleme yetkisine dayanarak 4. yıl kirasını aylık 4.749.600.000 lira olarak belirleyip davacıya bildirmiştir. Her ne kadar sözleşme ile davalı kiralayana 4. yıl kirasını belirleme yetkisi verilmiş ise de bu hakkın kötüye kullanılmaması gerekir. Bu hakkın kötüye kullanılmadığını hakim denetlemelidir. O nedenle davalı hak ve nesafet uyarınca makul, normal ve ekonomik esaslara uygun bir kira parası tespit etmekle yükümlüdür. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan, 18.11.1964 gün ve 214 sayılı içtihatları birleştirme kararında belirtilen yöntem ve ilkelere uygun bilirkişi raporunda taşınmazın 4. yıl kira parasının yıllık 54.422.502.750TL. olması gerektiği belirtilmiştir. Dava esas olarak muarazanın giderilmesi niteliğindedir. Bu durumda mahkemece raporda belirtilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy