(818 S. K. m. 8, 234) (2004 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı Belediye tarafından 2000 yılında düzenlenen A Pehlivan Güreşleri sırasında güreş ağası seçilip, halktan bağış toplandığını, davalının 4.000.000.000TL. vermeyi taahhüt ettiği halde ödemediğini yapılan icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptalini ve inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, organizasyonda ağa seçilemediğini, bu yüzden icap ve kabul oluşmadığını, böyle bir para borçlanmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki bağış tasarrufunun yazılı şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava bağış hukuki sebebine dayandırılmıştır. Borçlar Kanununda bağış hükümlerini düzenleyen 234. maddesinde, "Bağışlama, hayatta olan kimseler arasında bir tasarruftur ki onunla bir kimse, mukabilinde bir ıvaz taahhüt edilmeksizin malının tamamını veya bir kısmını diğer bir kimseye temlik eder" hükmünü içermektedir. Yine Borçlar Kanunu 8. maddesinde " Bir iş veya bir şey mukabilinde ilan suretiyle bir bedel vadeden kimse, vaadine tevfikan o bedeli vermeye mecburdur.." hükmünü içermektedir. Halbuki, somut olayda davacı davalının güreş ağası olarak 4.000.000.000TL. ödemeyi taahhüt ettiği iddiasında bulunmuş olduğuna göre, ortada ivazsız bir bağış değil, düzenlenen şenlik dönemindeki ağalığının karşılığı olarak 4.000.000.000TL. taahhüt edilmiş olması gerekir. Davalı şenliklerde ağa seçilmediğini ve bağışlama taahhüdünde bulunmadığını savunduğuna göre davalının ağa seçildiğini, bağışlama taahhüdünde bulunduğunu ispat külfeti davacıya aittir. Yukarıda açıklanan ilkeler ve yazılı kanun maddeleri çerçevesinde dava ele alınıp, tarafların tüm delilleri de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy