(818 S. K. m. 163) (2004 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Süleyman ile iş ortaklığı bulunduğunu, Süleyman'ın piyasa borçlarını kendisinin ödediğini karşılığında Süleyman'ın diğer davalı Reha dan olan alacağını kendisine ödemesini taahhüt ettiğini bu amaçla Reha tarafından verilen 25.9.1997 ve 25.11.1997 tarihli çeklerin ödendiğini ancak bakiye borcun 82.758 Fransız Frangına çevrilerek davalı Reha tarafından ödeneceğine ilişkin belge vermesine rağmen ödemediğini, yaptığı icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların itirazının iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Süleyman, davacı ile iş ortaklığını bitirirken hesaplanan borcunu diğer davalı Reha nın ödeyeceğini taahhüt ettiğini bu suretle Reha'dan olan alacağını, davacıya temlik ettiğini savunmuş, diğer davalı Reha ise, Fransız firmasından diğer davalı Süleyman ile birlikte alacakları işten, Süleyman'ın payına düşen parayı davacıya ödeyeceğine dair belge verdiğini ancak, belgede yazılı olan ihale işini alamadığı için ödeme şartının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dayanak belgede açık bir kabulün bulunmadığı, davacının alacağının varlığını ve sebebini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı Reha nın imzasını taşıyan tarihsiz belgede paranın kime ve ne şekilde ödeneceği açık ve belirgin olmadığından bu belgeye dayanarak davalı Reha nın sorumlu olacağı ve Reha'nın borcu üstlendiği açıkça anlaşılmadığına göre davacının davalı Reha ya yönelik karara ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı Süleyman yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle davalı Süleyman'ın açıklamalarından, davacı ile iş ortaklığı olduğu ve bu ortaklık tasfiye edilirken kalan borcunun, Reha'dan alacaklı olduğundan bahisle, Reha tarafından davacıya ödeneceğinin kabul edildiğini savunduğu ve davanın bu sebeple reddini istediği anlaşılmaktadır. Bu açıklama karşısında davalı Süleyman'ın adi ortaklıktan dolayı davacıya borçlu olduğu açık ve belirgindir. Alacağın temliki BK. 163 maddesine göre yazılı şekle tabi olup bu geçerlilik koşuludur. Davalı Süleyman Reha'dan olan alacağını BK. 163 ve devamı maddeleri gereğince davacıya temlik etmemiştir. Reha tarafından borç ödenmediğine göre, borcu kabul eden davalı kendi borcundan sorumludur. Değinilen bu yönün gözetilerek Süleyman hakkındaki davanın kabulü gerekirken bu davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının davalı Reha yönünden bildirdiği temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı Süleyman yönünden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy