(1086 S. K. m. 275, 286)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Şirket Yetkilisi Metin Oğuz ve davalı İlknur Altınay ve vekili avukat Ümit Köseoğlu gelmiş, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, vücudunda kıl dönmesi sonucu kıldibi iltihaplanması nedeniyle davalı doktor İlknur Altunay'a başvurduğunu, davalı doktorun diğer davalı hastanede 17.11.2000 tarihinde yaptığı lazerli epilasyon sonunda bacaklarında ağrı, leke ve yanıkların oluştuğunu, bunların normal olup zamanla iyileşeceği söylenmesine rağmen gittiği başka bir doktor muayenesi sonucunda kendisinde yanlış uygulama yapıldığının söylenmesi üzerine davalıların tedavi çağrısına güveni kalmadığından gitmediğini, halen vücudunda belirgin izler olup, etek giyemediğini belirterek yaşadığı fiziksel ve ruhsal sıkıntılardan ötürü 5.000.000.000 TL. manevi tazminat, 550.875.000 TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı doktor cevap dilekçesinde davacıda gelişen sıkıntıların bu tür tedavilerden oluşması normal olup zamanla geçen sıkıntılar olduğunu, operasyon sonrası tedavi teklifinin geri çevrildiğini beyan ederek davanın reddini dilemiş, diğer davalı operasyonu gerçekleştiren doktorla aralarında hizmet sözleşmesi olmadığını, sadece aletleri kiraladığını savunarak davanın husumet nedeniyle reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- HUMK. 286. maddesi hükmü uyarınca hakim bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber, HUMK. 275. maddesi mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Hükmünü içermektedir. Somut olayda, bilgisine başvurulan Adli Tıp Uzmanı Cahit Alkış'ın uzmanlık alanı açıklanmadığı gibi doktorun, hastanın Cerrahpaşa Tıp Fakültesindeki muayene sonucu bulgularına dayanılarak hazırlanan bilirkişi değerlendirmesi de yetersizdir. Davacının Adli Tıp Kurumunda 28.11.2000 tarihinde yapılan muayenesinde her iki bacakta 1,5 cm çaplı yuvarlak halka şeklinde 2. derece yanık izi tespit edilmiş, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde 4.11.2002 günlü muayenede dikkatli bakıldığında görülebilen belli belirsiz izler tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 27.5.2002 günlü heyet raporunda olayda alet kullanımının epilasyon sonucu lezyon oluşumunda etkili olduğu vurgulanmış, Adli Tıp doktorunun dosyaya ibraz ettiği son bilirkişi raporunda davacının tüy yapısı ve sayısına göre işlemin tek seansta yapılmasına elverişli olmaması lezyon sebepleri arasında gösterilmiştir. Davalı doktor bu tür lezyonların epilasyon sonrası çıkma ihtimali bulunduğunu, zamanla geçeceğini bu yolda tedavi teklifinin geri çevrildiğini savunmuş, davacı ise, başka doktora giderek kendisinde hatalı epilasyon yapıldığı tespit edildiğinden davalı doktorun tedavi isteğine karşılık vermediğini bildirmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve taraf iddialarında vurgulanan bu hususları değerlendiren aralarında lazerli epilasyon uygulamalarında uzman dermatoloğunda bulunduğu üniversite öğretim üyeleri arasından seçilecek bilirkişi kurulu aracılığı ile, davacının olayın başından beri ibraz ettiği raporları da gözetilmek suretiyle, hastanın durumu, alet kullanımı ve epilasyon ve sonrası tedavi sürecine ilişkin rapor alınarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan gerekçelerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 16.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy