(818 S. K. m. 44/1, 96, 98)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının abonesi olduğu telefonu 16.10.2000 tarihli dilekçe ile görüşmeye kapattırdığını, 26.4.2001 tarihli dilekçe ile de sadece şehir içi görüşmelere açılmasını istediğini, buna rağmen davalının şehirler arasını da görüşmeye açması sonucu fazla fatura geldiğini kusurun davalıda olduğunu ileri sürerek 1.789.500.000 Tl.nın ödeme tarihinden reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, hattın şehirlerarası görüşmeye açık olduğunu, konuşmanın davacı tarafça yapıldığını, arıza veya saplama izi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece telefonun davacı tarafça kullanılmış olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 2.2.1987 tarihli abone sözleşmesinin yapıldığı davacının 16.10.2000 tarihli talebi ile telefonun görüşmeye kapatılıp 26.4.2001 tarihli dilekçe ile görüşmeye açıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Ancak davacı telefonunun yalnız şehir içi görüşmelere açılmasını talep etmiş olduğu halde davalı tarafça istem dışı olarak şehirler arası görüşmelere de açılmış olduğu ve 2001 Ekim Kasım Aralık aylarında şehirlerarası görüşmelerin yapıldığı saptanmıştır. Her ne kadar davacı telefonun şehirler arası görüşmelere açık olması nedeniyle şehirler arası görüşme yapmak ve kullanmaya devam etmek suretiyle zararın oluşması ve artmasına sebebiyet vermiş ise de davalıda telefonu istem dışı olarak görüşmelere açmak suretiyle zararın oluşmasına katkıda bulunmuştur. Hal böyle olunca davalı da zarardan BK. 96 maddesi uyarınca sorumludur. Ne var ki BK. 98 maddesi delaletiyle aynı yasanın 44. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, zarara uğrayan zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlarla zararı meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödenmesinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Bu durum karşısında davaya konu olayda BK. 44. maddesinin uygulanması açısından olayın somutlaştırılması davacının açıklamaları ve kanıtları ile birlikte davalının karşı görüş ve kanıtları değerlendirilerek olayın özelliği netleştirilip BK. 44 maddesi uygulanmasına etki yapacak subjektif nedenler belirlenip hasıl olacak sonuca uygun olarak hak ve nesafet kuralları nazara alınıp tahakkuk eden şehirlerarası miktardan indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece olayda müterafik kusur olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy