(4721 S. K. m. 995) (818 S. K. m. 22)
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat K.Y. ile davacı vekili Avukat S.G.nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, dava dışı müteahhit M.K.nin davalıya ait arsa üzerine yaptığı binanın 12 ve 13 no'lu dairelerini 17.12.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, davalı arsa sahibinin rıza ve muvafakati ile kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalıya kalması gereken iki dairenin satın aldığı daireler yerine kendisine verileceğinin taahhüt edilmesi üzerine dairelerin ince işlerini yaptırarak 7.069.000.000 TL faydalı ve zaruri masraf yaptığını ileri sürerek bu bedelin tahsilini istemiştir.
Davalı, kendisine husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.4.2002 tarih ve 2002/2488-4462 sayılı ilamı ile' davacının kötü niyetli zilyet olarak varsa yaptığı zaruri ve faydalı masrafı kanıtlaması halinde bunların asgari levazım bedellerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği, mahkemece davacı tarafından yaptırılan işlerin asgari levazım bedelinin belirlenip has ıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğine değinilerek bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bu kez davanın kabulü ile 7.069.000.000 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, davalıya ait dairelere Dairemizin hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği şekilde yaptığı faydalı ve zaruri masrafının kanıtlanması halinde tahsiline karar vennek gerekmekte olup, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının davalıya ait yarım daireleri tamamladığı anlaşılmaktadır. Ancak tanık beyanlarından yapılan masrafların 1998-1999 yıllarında yapıldığı belirlendiğine göre mahkemece yapıldıkları tarih itibariyle faydalı ve zaruri masrafların asgari levazım bedellerinin (işçilik hariç) olmak üzere saptanıp, bulunacak miktar üzerinden davanın kabulü gerekirken, dava tarihi itibariyle belirlenen işçilik dahil bedellere hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 16.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy