(6762 S. K. m. 18, 20) (YHGK. 07.05.2003 T. 2003/13-332 E. 2003/340 K.)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı şirket, davalıya ait işyerini 1.5.2000 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, aylık kira bedelinin net 6000 dolar olarak belirlendiğini, ancak yaşanan ekonomik kriz sonucu doların olağanüstü artış göstermesi sonucu edimler arası dengenin kendi aleyhine bozulduğunu ileri sürerek aylık kiranın 2001 Mart ayından itibaren geçerli olmak üzere 4.200.000.000 TL olarak uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, davacının otomobil ticareti ile uğraşan bir kuruluş olduğunu, ekonomik krizden zarar görmediğini, ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyarlama yoluyla aylık kiranın dava tarihi olan 18.4.2001 gününden geçerli olmak üzere 5.585.478.000 TL olarak tesbitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 1.5.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylık kiranın 6000 dolar olarak kiraya verildiği anlaşılmış ve davacı dolardaki ani yükselişi ileri sürerek dengelerin bozulduğunu, aylık kiranın günün koşullarına uyarlanmasını istemiştir. Asıl olan sözleşmeye bağlılıktır. Uyarlama davaları istisnai bir yoldur. Sözleşmenin günün koşullarına uyarlanabilmesi için beklenmedik şekilde değişen hal ve şartların, tarafların yüklendikleri edimler arasındaki dengeyi aşırı ölçüde ve açık biçimde bozmuş olması ve işlem temelinin çökmüş olması gerekir.
Mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunda aylık kira bedelinin 5.585.478.000 TL.ye uyarlanmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirmiştir. Belirlenen bu kira bedelinin dövizde meydana gelen artışın sözleşmeyi çekilmez hale getirildiğini kabulüne hukuken olanak yoktur. Bu durumda sözleşmenin günün koşullarına uyarlanması şartlarından olan işlem temelinin çökmüş olması şartının bulunmadığının kabulü gerekir.
Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.5.2003 tarih ve 2003/13-332 esas, 2003/340 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; TTK 18/1 maddesinde tacirle ilgili açıklamalar vardır. Aynı yasanın 20/2 maddesinde de her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir işadamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli öngörülü bir tacirden beklenen özenin gösterilmesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir. Gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması kabul edilebilecek bir durum değildir. Ülkemizde 1958 yılından beri devalüasyonlar ilan edilmekte, sık sık para ayarlamaları yapılmakta, Türk parasının değeri dolar ve diğer yabancı paralar karşısında düşürülmektedir. Ülkemizdeki istikrarsız ekonomik durum, tacir olan davacı tarafından tahmin olunabilecek bir keyfiyettir. Somut olayda uyarlamanın koşullarından olan öngörülmezlik şartının da oluşmadığı kabul edilmelidir. Bu durumda şartları oluşmayan davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Mahkemece kabul şekline göre uyarlama ancak kararlaştırılan yabancı para üzerinden yapılması gerekir. Taraflar arasında kararlaştırılan 1.5.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre aylık kiranın 6000 dolar olduğu belirtilmiş, mahkemece sözleşmenin iskeletini bozacak şekilde, Türk parası olarak uyarlamaya karar verilmesi, başka bir değişle sözleşmede kararlaştırılan para birimi dışında bir başka para birimine çevrilerek uyarlamaya karar vermesi de usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy